Irak’ta Makarna, Bi̇sküvi̇ ve Fırıncılık Ürünleri

Irak’ın ithal ettiği ürünlerin başında gelen buğday unu her yıl artış gösteriyor. 2015 yılında 447 milyon dolarlık buğday unu ithal eden ülkede 2016 yılında bu rakam 501 milyon dolara çıkmış. Özellikle iç karışıklıkların had safhaya çıktığı 2017 yılında ise buğday ithalatı yüzde 32’lik artışla 661 milyon dolara çıkıyor. Ülkenin pirinç ithalatı da 2017 yılında 634 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Türkiye, Irak’a ihraç ettiği başlıca ürünler arasında yer alan Un, kek/bisküvi ve makarnada pazarın liderliğini elinde bulunduruyor. Türkiye’nin 2017 yılında bu ülkeye gerçekleştirdiği 9 milyar 56 milyon dolarlık ihracatın ilk sırasında yer alan mücevherat ve külçe altından sonra buğday unu geliyor. Irak 2017 yılında dışarıdan aldığı 661 milyon dolarlık buğday ununun 580 milyon dolarlık kısmını Türkiye’den karşılamış.

irak_bbm31Irak, 39 milyonluk nüfusuyla dünyanın en büyük tahıl ithalatçıları arasında yer alıyor. Ülkede yılda ortalama 6 milyon ton buğday tüketiliyor. Buğday ekim alanları azalan ülkenin ilerleyen süreçte buğday, un, makarna ve bisküvi ithalatını artırması gerekecek. Ülkenin 2019-20 döneminde tahılda ithalat gereksiniminin 4,5 milyon ton civarında olacağı tahmin ediliyor. Bunun 2,9 milyon tonunu un ve 1,1 milyon tonunu pirinç oluşturacak. Irak, yıllar süren savaşlar ve toplumsal kargaşanın ardından ekonominin tüm sektörlerine sirayet eden bir dizi zorlukla karşı karşıya. Bu zorlukların başlıcaları; sosyal ve ekonomik altyapı durumunun kötüleşmesi, toplumun sosyal dokusunun bozulması ve petrol gelirlerine bağımlılığın artması geliyor. Irak’ın GSYİH’sinin üçte ikisi ve ithalat ile mali gelirlerin neredeyse tamamını petrol gelirleri oluşturuyor.

Yaklaşık 39 milyon nüfusa ve yıllık %2,6’lık nüfus artış oranına sahip Irak’ta vatandaşların yarısından fazlası 20 yaşın altında. 437,072 metrekarelik yüz ölçüme sahip Irak’ın gelişerek bir orta sınıf ülkesi olması imkansız değil. Çok uzun bir ticaret geçişi, derin ticari gelenekleri ve zengin doğal kaynakları ile (kanıtlanmış petrol rezervleri bakımından dünya ikincisi) Irak, kültür ve ticaretin kesiştiği noktada yer alıyor ve müthiş bir potansiyele sahip.

irak2_bbm31

Irak ekonomisi, petrol fiyatları ve mali istikrardaki artış sayesinde 2016’da yüzde 10’un üzerinde güçlü bir büyüme kaydetti. Irak güvenlik güçlerinin devam eden direnişe karşı gösterdiği başarı ile ülkedeki güvenlik durumu da bir ölçüde iyileşti. Amerikan ordusunun desteklediği Irak güçleri, Musul’u terör örgütü DAEŞ’ten geri almayı başardı.

Irak’ın uzun dönemli ekonomik gelişmesi için kilit önemde olan ürün çeşitlendirmesinin başarılabilmesi, özel sektörün katılımını sağlayacak güçlü bir yatırım ortamı gerektiriyor. Bunun için de güvenlik atmosferinin sağlanması ve hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi şart. Irak’ın daha çok devlet tarafından yürütülen ekonomisinde petrol sektörünün ağırlığı mevcut. İşletmeler de güvenliklerini sağlamak için büyük paralar harcıyor. Külfetli ve karmaşık prosedürler ile kamu ihalelerindeki ödemelerin gecikmesi de özel sektörü zor durumda bırakıyor.

Resmi rakamlara göre, her beş Iraklıdan biri çiftçi. Tarım daha çok küçük araziler temelinde ve düşük yatırım-düşük kazanç sistemine göre yapılıyor. Tarımsal ürün verimi ise başka yerlere kıyasla düşük. Çiftçilerin büyük bölümü (yüzde 75) tarımsal ürünlerin yetiştirilmesinden gelir elde ediyor. Gelirin geri kalanı ise hayvan yetiştiriciliği ve hayvan ve tarım ürünlerini birlikte yetiştiren tesislerden elde ediliyor. En çok yetiştirilen ürünler buğday ve arpa. Bunlar daha çok kuzey ve orta kesimlerde yağış alan bölgelerde ekiliyor. Güney kesimlere doğru ise tarım Dicle ve Fırat nehirlerinden gelen suya bağımlı durumda.

irak3_bbm31Hükümetin tarım politikasını, sektör girdilerinin (gübre, tohum, ilaç, tarım aletleri ve makineler) kontrol ve sübvansiyonu karakterize ediyor. En önemli ürün olan buğday üzerinde sıkı kontrol uygulanıyor ve serbest piyasa şartlarının olmaması buğday ticaretini etkiliyor.

Irak’ta tarım, artan nüfusu besleme baskısını derinden hissediyor. Yıllık gıda açığını karşılamak adına temel gıda maddeleri ithalatı için 5 milyar dolar ödeyen Bağdat, ülke içindeki üretimin sürdürülebilir şekilde artırılmaması durumunda önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek rakamlar ödemek zorunda kalabilir. Irak, yılda ortalama 2,6 milyon ton buğday ithal ediyor. Başta buğday olmak üzere tüm tahılların ithalatı için yıllık 750 milyon dolar ödeniyor.

Ülkede en çok yetiştirilen tarım ürünleri, daha çok buğday ve arpa olmak üzere tahıllar ve ekilebilir alanların yüzde 80’i bu ürünlere ayrılıyor. Buğday en çok kuzey ve orta kesimlerdeki yağış alan bölgelerde ekiliyor. Iraklı çiftçiler, ülke genelinde 3 milyon hektarlık alan buğday ve arpa ekiyor.

Iraklı çiftçiler, buğdayı daha çok bu ürünün anavatanı olan topraklarda yetiştiriyor. Irak’ta ekilebilir alanlar, ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 15’ine, yani 8 milyon hektara tekabül ediyor. Fakat sadece 4-5 milyon hektarlık alana ekim yapılıyor. Ekilen arazilerin %70 ile %85’ine tahıl ekiliyor.

Su kıtlığının yanında DAEŞ’in, ülkenin tahıl kuşağını oluşturan Selahaddin, Ninova, Kerkük ve Anbar eyaletlerini 2014 yılında işgal etmesi de tahıl üretimini etkiledi. Bu bölgelerdeki karmaşa yüzünden Bağdat, yıllık buğday ve arpa üretiminin üçte birlik bölümünden, bir başka deyişle her yıl 1 milyon ton buğdaydan mahrum kalmış oldu.

BUĞDAY İTHALATI ARTACAK
Çatışma alanlarındaki makine ve sulama tertibatları da zarar gördü. Sulama suyunun az olmasından dolayı, çiftçiler kuru pirinç üretimi tekniklerine yönlendirildi. Normalde hükümet tarafından dağıtılan tohumların ellerine zamanında ulaşmaması sebebiyle birçok çiftçi sertifikasız tohumlar kullanmak zorunda kaldı ve bu da düşük verime yol açtı. Irak, 2017-18 döneminde 4,1 milyon ton buğday ithal etmişti. Buğday üretiminin her geçen yıl azaldığı ülkede bu yıl da üretimin geçtiğimiz yıla göre yüzde 14 ve beş yıllık ortalamaya göre yüzde 20 düşeceği tahmin ediliyor.

Irak, 2017-18 döneminde 4 milyon dönümlük araziye buğday ekmişti. Amerikan Tarım Bakanlığı’nın (USDA) tahminlerine göre, ülkedeki buğday hasadı 2018-19 döneminde 4 milyon ton civarında kalacak. USDA’ya göre Irak’ın buğday stokları dönem başında 880 bin tondan 1,3 milyon tona çıkacak. Irak Ticaret Bakanlığı, 1 numaralı buğdayın tonuna yaklaşık 487 dolar ödeyerek buğday üreticilerini destekliyor. Yine de verilen bu fiyat, önceki yıllara göre keskin bir düşüşü ifade ediyor ve önümüzdeki yıllarda ekim alanlarının azalmasına yol açabilir. Geçtiğimiz yıllarda düşük seyreden petrol fiyatları ve ülkede devam eden çatışmaların, hükümetin tarım sektörüne verdiği desteği olumsuz yönde etkilediği söylenebilir.

Önümüzdeki 2018-19 döneminde (Temmuz/Haziran) tahılda ithalat gereksiniminin 4,4 milyon ton civarında olacağı tahmin ediliyor. Bunun 2,9 milyon tonunu (un şeklinde olmak üzere) buğday ve 1,1 milyon tonunu pirinç oluşturacak. Toplam tahıl ithalatı geçtiğimiz yıla göre aynı kalmakla birlikte, beş yıllık ortalamanın yüzde 20 üzerinde seyredecek.

IRAK İTHALATTA UN YERİNE BUĞDAYA YÖNELEBİLİR
Irak’ta un ithalatından özel sektör sorumlu olsa da hükümet buğday ithalatını sıkı şekilde kontrol ediyor. USDA’ya göre, un ithalatında 2014 yılından bu yana görülen yüzde 50’lik artış, yerel üretimin Iraklı fırıncıların kalite beklentilerini karşılayamadığını gösteriyor. Iraklı yetkililer son dönemde, hükümetin özel sektöre ait değirmenlere sağlamak üzere, halka temel gıda maddelerinin indirimli olarak dağıtıldığı Kamu Dağıtım Sistemi’nden (PDS) buğday ithal edebileceğini dillendiriyor. Böylece, şu anda üçte bir kapasiteyle işletilen değirmenlerden daha iyi faydalanılması ve buğdayın kepek kısmının da hayvan yemi olarak satılması hedefleniyor.

Irak yılda 4,5-5 milyon tonluk buğdaya ihtiyaç duyuyor. Bu da her yıl 2 milyon ton civarında ithalat yapması gerektiğini gösteriyor. Irak’ta tahıl ithalatı Irak Tahıl Ofisi tarafından kontrol ediliyor. Daha çok ABD, Kanada ve Avustralya menşeli ürünler ithal ediliyor. Ticaret Bakanlığı’na bağlı olan Tahıl Ofisi, ülkedeki gıda yardımı programı kapsamında kullanılmak üzere düzenli olarak uluslararası ihale duyuruları yapıyor. Bu program kapsamında un, yemeklik yağ, pirinç, şeker ve bebek mamasından oluşan paketler halka karne ile dağıtılıyor. Sistem kapsamında, ithal edilen buğday, yerel buğdayla karıştırılarak un elde ediliyor. Yerel ve ithal buğday, Tahıl Ofisi’nin belirlediği formüle göre devlete ait buğday işleme şirketi tarafından değirmencilere gönderiliyor. Sonuç olarak, üretilen unun büyük bölümü, dünyanın en büyük gıda dağıtımı sistemi olan PDS kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtılıyor.

IRAK PAZARINDA TÜRKİYE HAKİMİYETİ
Yabancı yatırıma ve ithalata ihtiyaç duyan komşu ülke pazarındaki avantajlarımızı şöyle sıralayabiliriz: “Coğrafi yakınlık, ucuz nakliye açısından önemli. Türk ürünlerinin rakiplerine göre ucuz ve kaliteli olması. Firmalarımıza ve ürünlerimize olumlu imajlarından dolayı sıcak yaklaşılıyor. Müteahhitlerimize güven duyulması ve kültürel yakınlık önemli bir destek. Erbil ve Bağdat’ta Vakıfbank, İş Bankası, Al Baraka ve Ziraat Bank şubelerinin bulunması ticareti kolaylaştırıyor. THY’nin Bağdat, Erbil, Necef ve Basra gibi önemli şehirlere gerçekleştirdiği uçuşlar Türk işadamları için avantaj olarak sayılabilir.”

Irak, dünyanın en büyük tahıl ithalatçıları arasında. 39 milyonluk ülkede yılda ortalama altı milyon ton buğday tüketiliyor. Irak Ticaret Bakanlığı verilerine göre, yıllık ihtiyacının yaklaşık yarısına denk gelen üç milyon ton unu da ithal ediyor. Un ihracatında son 6 yıldır dünya lideri olan Türkiye, bu ihracatın yüzde 40’ını Irak’a yapıyor. lrak pazarının yüzde 90’ına Türk uncular hakim.

Irak’ın ithal ettiği ürünlerin başında gelen buğday unu her yıl artış gösteriyor. 2015 yılında 447 milyon dolarlık buğday unu ithal eden ülkede 2016 yılında bu rakam 501 milyon dolara çıkmış. Özellikle iç karışıklıkların had safhaya çıktığı 2017 yılında ise buğday ithalatı yüzde 32’lik artışla 661 milyon dolara çıkıyor. Ülkenin pirinç ithalatı da 2017 yılında 634 milyon dolar olarak gerçekleşmiş.

Türkiye, Irak’a ihraç ettiği başlıca ürünler arasında yer alan Un, kek/bisküvi ve makarnada pazarın liderliğini elinde bulunduruyor. Türkiye’nin 2017 yılında bu ülkeye gerçekleştirdiği 9 milyar 56 milyon dolarlık ihracatın ilk sırasında yer alan mücevherat ve külçe altından sonra buğday unu geliyor. Irak 2017 yılında dışarıdan aldığı 661 milyon dolarlık buğday ununun 580 milyon dolarlık kısmını Türkiye’den karşılamış. Türk firmalar burada adeta rakipsiz durumda.

Gıda ürünleri ithalatında “raf ömrüne/son kullanma tarihine” Irak Gümrüğünde aşırı hassasiyet gösterilmektedir. Kullanım/tüketim süresi bitmek üzere olan gıda ürünlerinin Irak gümrük kapısından geri çevrilmesi kuvvetle ihtimaldir.

Ülkenin bisküvi ve kek ithalatı da her geçen yıl artarak devam ediyor. 2015 yılında bu kategorilerdeki toplam ithalat 333 milyon dolar iken 2016 yılında 513 ve 2017 yılında 525 milyon dolara çıktı. Türkiye, Irak’a ihraç ettiği kek ve bisküvi ürünlerinde rakiplerine fark atmış durumda. 2017 yılında gerçekleşen 525 milyon dolarlık ithalatın 300 milyon dolarlık kısmını yani yüzde 57’sini Türk firmalar gerçekleştiriyor.

Irak’ta tahıl ticaretinde son yıllarda hakim olan trend, Ticaret Bakanlığı ve özel sektör rollerinin tersine dönmesi oldu. 2014 öncesinde buğday ve pirinç ithalatı, PDS programında kullanılmak üzere ağırlıklı olarak Ticaret Bakanlığı tarafından yapılıyordu. 2014’ten bu yana ise PDS için yapılan ithalat azalırken, özel sektör tarafından yapılan un ve pirinç ithalatı arttı.

Ticaret Bakanlığı’nın buğday ithalatını azaltması, özel sektörün un ithalatını rekor seviyelere çıkardı. Irak hükümeti, ülke içindeki alım fiyatının yüksek olması sebebiyle, buğday ithalatını sıkı şekilde denetliyor, fakat un ithalatına izin veriyor. Yine, Ticaret Bakanlığı’nın pirinç ithalatı düşerken, özel sektörün ithalatında artış sürüyor.

Özel sektörün, Hindistan menşeli Basmati pirinci ithal etmesi, Irak hükümetinin yıllardır dağıttığı uzun taneli pirinci tüketicilerin tercih etmediğini ortaya koyuyor. Irak’ın PDS programı kapsamında yüksek kalitede uzun taneli pirinç ithal etmesi, ihtiyaç sahiplerinin bu ürünü tüketmeleri açısından büyük önem taşıyor.

IRAK’LA ÇİFTE GÜMRÜK VE VERGİ KALKTI, İHRACAT ARTACAK
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya, son yıllarda Irak’a gerçekleştirilen ihracatı olumsuz etkileyen çifte gümrük ve buna bağlı olarak çifte vergi uygulamasının kaldırıldığını belirtti. Altunkaya, “Bu uygulamayla 2019 yılı ihracatımızda ciddi bir artış bekliyoruz” dedi. Altunkaya, Irak’a gerçekleştirilen ihracatı olumsuz etkileyen uygulamanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın destekleriyle iki yıl süren çalışma sonucu tek gümrük tek vergi uygulamasına dönüştüğünü belirtti. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin olduğu kadar Türkiye’nin de en önemli ihracat pazarı olan Irak’ta son yıllarda yaşanan pazar kaybının temel nedeni olan çifte gümrük ve çifte vergi uygulamasının kaldırılmasının, ihracatı olumlu etkileyeceğini aktaran Altunkaya, şunları kaydetti:
“Son yıllarda çifte gümrük ve vergilendirme uygulaması Irak pazarındaki rekabet gücümüzü kırdığı gibi ihracatımızı da olumsuz etkilemiştir. Bölgemizden Irak’a gerçekleştirilen ihracat 2018 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 13.4’lük düşüşle 1 milyar 17 milyon 989 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Sektörümüzde Türkiye genelinden yapılan ihracat ise bir önceki yıla oranla yüzde 10 düşüşle geçen yıl 1 milyar 554 milyon 344 bin dolar seviyelerine inmiştir. Irak hükümetinin uyguladığı çifte gümrük ve vergilendirme uygulamasının tek gümrük ve tek vergi sistemine dönüştürülmesi için, iki yıl süren çalışmalar sonuç verdi. Son yıllarda Irak’a gerçekleştirilen ihracatı olumsuz etkileyen çifte gümrük ve buna bağlı olarak çifte vergi uygulaması kaldırıldı. Bu uygulamayla 2019 yılı ihracatımızda ciddi bir artış bekliyoruz.”

Kontrol edin

ekmek_israfi

Ekmek İsrafına Yönelik Kampanyalar Etkili Oldu, Artık Bayat Ekmekler Değerlendiriliyor

Her yıl Her yıl 500 bin tondan fazla ekmeğin çöpe atıldığı ülkemizde israf ile ilgili …