FIRINCILIK, MAKARNA VE BİSKÜVİ ENDÜSTRİSİNDE GIDA GÜVENLİĞİ

Nüfus artışı, iklim değişikliği, insan sağlığı, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik her geçen gün gıda güvenliğinin önemini artırıyor. İnsanın en temel ihtiyacı olan beslenmenin sağlanabilmesi için tarımsal üretim ve gıdalar stratejik önem taşımaktadır. Gıda arzının yeterli düzeyde sağlanabilmesi, güvenli gıdalar üretilmesi, üretilen gıdanın eşit bir şekilde paylaşılabilmesi gibi birçok faktör gıda güvencesi ve güvenliği ile ilgilidir. İnsan beslenmesinde hayati öneme sahip olan fırıncılık, makarna ve bisküvi endüstrisinde gıda güvenliği bu açıdan büyük önem taşıyor. Bu alanda birçok kurum ve kuruluşun yanı sıra sivil toplum kuruluşu da etkin bir şekilde mücadele veriyor.

Gerek sağlık gerekse ekonomik açıdan toplum refahının sağlanması için gıda güvenliği yaklaşımı her ülkede uygulanması gereken sistemlerden biridir. Şehirleşmenin artması ile gıda üretim ve tüketim sürecindeki köklü değişiklikler ve gıda kaynaklarındaki değişimler, gıda zincirinin uzamasına, yeni tehlikelerin ortaya çıkmasına veya var olan tehlikelerin şiddetinin artmasına yol açıyor. Günümüzde gıda işleme, üretim, dağıtım ve tüketim sürecindeki meydana gelen köklü değişimler nedeniyle tüketiciler, dünyanın her bölgesinde, tükettikleri gıda maddelerinin güvenliği hakkında emin olamamakta ve gıdalardan kaynaklanan sorunlar daha bir dikkatle izlenmektedir.

2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşacağı ve bu artışın da en büyük kısmının az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Böyle bir nüfus artışı ve şehirleşme, gıda güvencesi ve gıda sistemlerinde yeni yaklaşımları gerekli kılmaktadır. Bitkisel ve hayvansal üretimin gelişmesi ve buna yönelik yayım ve yetiştirme teknikleri, hasat öncesi-hasat sonrası kayıpların kontrol altına alınması ve önlenmesi, etkin gıda işleme ve dağıtım sistemlerinin uygulanması, yeni teknolojilerin geliştirilmesi gibi devam eden yenilikler sürekli artan bu nüfusun beslenme ihtiyacını karşılamak amacıyla gıdaların tüketime sunulmasını güçlendirmektedir.

Sağlıklı, güvenilir ve ulaşılabilir gıda hedefi doğrultusunda gıda sistemlerinde sürdürülebilirlik tüm paydaşları ilgilendiren bir konudur. Sürdürülebilir gıda tedarik ve tüketimi için; tüketici davranışlarından şeffaf ve sorumlu tedarik zincirine, döngüsel ekonomiden endüstri 4.0’a, ambalajdan gıda atığına, perakendeden dijitalleşmeye, yapay zekadan inovasyona kadar tüm sektörler üzerine düşeni yapmaktan kaçınmamalıdır. Bir yönetici, işletmesinde sürekli olarak, hijyen standartlarına uygun üretim yapılmasını ve üretip sattığı her parti ürünün güvenli olmasını istiyorsa Gıda Güvenliği Kontrol Sistemi’ni kurmalı, sürekliliğini sağlamalıdır.

İnsan sağlığı, çevre ve ekonomi ile doğrudan ilgili olan tarımsal üretim ve gıda üretimi, ülkelerin ve çeşitli uluslararası kuruluşların ana faaliyet alanları arasındadır. Tüm dünya, gıda güvencesi ve güvenliği alanında çeşitli stratejiler belirlerken yasal düzenlemeler ve politikalarına gıda güvencesi ve güvenliğini entegre etmektedir. Gıda güvenliği ve güvencesi, günümüzde yaşanan pek çok sorunun bir araya gelmesi sonucu tehdit altındadır. Küresel anlamda çeşitli işbirlikleriyle alınacak tedbirler gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanması açısından zorunludur. Aksi takdirde, yakın gelecekte yeterli, sağlıklı ve güvenli gıdalara ulaşılması oldukça güçleşecek; çeşitli hastalıklar ve açlık olgusu hızla yayılacaktır.

Gıda güvencesi ve güvenliği, insan hayatında temel olan gıda ihtiyacının gerekli koşulları sağlayarak temin edilmesi ve çevre sağlığını da ilgilendirmesi açısından son derece önem taşımaktadır. Arz talep dengesinin sağlanabilmesi, üretici ve tüketici fiyatlarındaki dalgalanmalar, iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı ve çıkarabileceği olası etkiler, sağlık ve çevre ile ilgili konularda endişelerin artması, değişen üretim koşullarının iyileştirilmesi, global olarak insan diyetindeki değişiklikler gibi birçok faktörle birlikte dünyada gıda güvencesi ve gıda güvenliği kavramları yapılan çalışmalarda ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda ülkeler de uyguladıkları tarım politikası araçlarında reform yapmaktadır.

DOSYA İÇERİKLERİ:

  • Bühler, sürdürülebilir bir gelecek için sektörü harekete geçmeye çağırdı
    İsviçre’nin Uzwil şehrinde ağustos ayı sonunda gerçekleştirilen Bühler Networking Günleri, daha sürdürülebilir bir gelecek için 80’den fazla ülkeden 800 sektör temsilcisi, bilim adamı ve uzmanı bir araya getirdi. Toplamda 4 milyar insanın gıda ihtiyacını karşılayan 500 şirketin temsil edildiği toplantıda, artan dünya nüfusunun beslenebilmesi için sürdürülebilir üretim sistemleri üzerinde tartışıldı. Endüstri içi ve endüstriler arası çok sayıda network oluşturma fırsatı sağlayan etkinlikte, Bühler Grubu CEO’su Stefan Scheiber, “Şimdi hedefimiz, gelecekteki çözümlerimizde enerji ve su kullanımı ile atıkları %50 azaltmak.” açıklamasını yaptı.
    Devamı…
  • “Fason üretim, Türk Makarnası imajına zarar veriyor”
    Nihat Uysallı, Makarna Üreticileri ve Sanayicileri Derneği Başkanı: “Türk makarnası dünyanın en değerli makarnalarından bir tanesiydi. Fiyat rekabeti bunu tersine çevirdi. Türk makarnasının imajı bugün çok kötü. Uzak Asya dahi, “Biz alamayız, bu Türk Makarnası” diyor. Öyle bir alışkanlık yarattık ki, Türk makarnasına müşteri fiyat biçiyor. Yaptığımız hatalar yüzünden bugün Rusya’ya makarna satamıyoruz. Rusya yaklaşık 65-75 bin ton İtalya’dan makarna ithal ediyor. Burnunun dibindeki Türkiye’den almıyor.”
    Devamı…

Kontrol edin

Bühler, sürdürülebilir bir gelecek için sektörü harekete geçmeye çağırdı

İsviçre’nin Uzwil şehrinde ağustos ayı sonunda gerçekleştirilen Bühler Networking Günleri, daha sürdürülebilir bir gelecek için …