Son Haberler

Abdullah ERİŞ, Erişler Gıda: “Pazarda güzel bir aşama kaydettik”

“Erişler Gıda’nın Nudo ile ilgili öncelikli hedefi, iç pazardaki tüketicilere ulaşmak. Ancak orta vadeli hedeflerimiz arasında; ihracat da yer alıyor. Dünyada şu an 645 noodle üreticisi var ve biz de Erişler Gıda olarak doğal ve lezzetli noodle ile tüm dünyayı tanıştırmayı hedefliyoruz. 2014 yılından bu yana her yıl pazar payımızı artırarak devam ediyoruz.”

erisunDergimizin bu ayki konuğu Erişler Gıda Perakende Grubu Genel Müdürü Abdullah Eriş. Erişler Gıda, 2014 yılında noodle markası Nudo kıvırcık erişte ile perakende sektörüne adım attı. Türkiye’de kalıp yatırım yapmayı ön planda tutan Erişler Gıda ile ürün portföyü, Türkiye’de noodle pazarı ve Erişler’in pazardaki yeri hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Abdullah Bey, Erişler Gıda’yı biraz anlatabilir misiniz? Firmanızın kuruluş sürecini ve bugünkü noktaya geliş hikâyesini bizimle paylaşır mısınız?
Ben, ticaret hayatımızdaki dördüncü kuşağım. Büyük dedem, 1920’li yıllarda Ordu Fatsa’da tahıl ticaretiyle hayata atılıyor. Dedem Ali Eriş ise 1930’lu yıllarda askerden döndükten sonra fındık üretim tesisi kuruyor. Fatsa’da dönemin iç karışıklıkları nedeniyle ticaret hayatını Samsun Bafra’ya taşıyor. 1974 yılında ilk un değirmenini kuruyor. O gün başlayan bu serüven halen devam ediyor. O gün küçük bir üretim tesisiyle başlayan, şu an günlük 2 bin 300 ton buğday kırma kapasitesine sahip olan 4 ayrı üretim tesisinde hizmet veriyoruz. İkisi Büyükçekmece’de, diğerleri Silivri Ortaköy ve Silivri Kavaklı’da olmak üzere 4 ayrı üretim tesisimiz var. Samsun’da ise amcamızın yem fabrikası var. 1995 yılında ayrıldık, biz ayrı bir kurumuz.

Bizler sizi daha çok un üreticisi kimliğinizle tanıyoruz ancak 2014 yılında büyük bir çıkış yaparak Nudo markasıyla noodle üretimine giriş yaptınız. Hatırlatma amacıyla bize kısaca Nudo’yu ve çıkış hikâyesini anlatır mısınız?
Nudo kıvırcık eriştedir, makarna değildir. Nudo’da un, su ve tuzdan başka bir şey kullanmıyoruz. Un olarak ekmeklik un kullanıyoruz. Makarnada durum buğdayından elde edilen un kullanılırken biz erişteyi ekmeklik unla üretiyoruz. Makarnayla arasındaki en büyük farklardan biri budur. Uzun yıllardır Uzakdoğu’ya noodle unu satıyoruz, bu işin uzmanıyız. Asya pazarında noodle’da tatlandırıcı, renklendirici, koruyucu malzemeler vardı. Ama biz firma olarak bunlara kesinlikle karşıyız. Doğal olmayan bir şeyi üretmiyoruz. 3,5 yıla yakın bir AR-GE çalışması yaptık. Doğal olarak 8 soslu ve bir de sade olmak üzere 9 ürünle pazara girmeyi başardık. Noodle’da dünyada ilk “V Label” ve “Helal Gıda” sertifikasını aldık. Ayrıca, dünyadaki ilk üstün lezzet ödüllü noddle olmayı başardık.

Noodle aslında Uzak Doğu mutfağının bir parçası ve Uzak Doğulu tüketicilerin son derece alışık olduğu bir gıda. Ancak Türkiye’deki tüketiciler için çok yeni bir kültür. Bize Türkiye’deki noodle pazarından ve Türkiye’deki tüketicilerin noodle yaklaşımlarınızdan bahseder misiniz? Nudo ile bu konuda pazara nasıl bir katkı sağladınız?
Pazarda hiç olmayan bir sektörle güzel bir aşama kaydettik. Marketlerde sektör oluştu, artık marketler Noodle kategorisi açtılar. Artık herkes noodle’ın ne olduğunu, nasıl bir tüketici kitlesi olduğunu, kimlerin aldığını, pazarda hangi oyuncuların bulunup bulunmadığını biliyor. Artık pazar oturdu ve yavaş yavaş büyümeye başlıyor.

Türk tüketicilerin tüketim alışkanlığı Nudo için nasıl bir zorluk yarattı? Geride bıraktığımız 2 yılı aşkın sürede hedeflediğiniz bilinirlik ve tüketim düzeyine ulaştınız mı? Bize piyasaya ilk çıktığınız günden bu yana Nudo markasında nasıl bir aşama kaydettiğinizi ve liderlik hedefinize ne kadar yaklaştığınızı anlatır mısınız?
Erişler Gıda’nın Nudo ile ilgili öncelikli hedefi, iç pazardaki tüketicilere ulaşmak. Ancak orta vadeli hedeflerimiz arasında; ihracat da yer alıyor. Şu anda dünyanın birçok ülkesine ihracat yapıyoruz. Bu deneyimimizi Nudo markasına da taşıyacağız. Dünyada şu an 645 noodle üreticisi var ve biz de Erişler Gıda olarak doğal ve lezzetli noodle ile tüm dünyayı tanıştırmayı hedefliyoruz. Türkiye’de her yaştan tüketici ürünümüzü çok beğendi ve 2014 yılından bu yana her yıl pazar payımızı artırarak devam ediyoruz.

Sanırım noodle üretim tesisinizle ilgili ‘Endonezya’daki fabrikanızı Türkiye’ye taşımak’ gibi bir yatırım planınız var. Bize bu konu hakkında da bilgi verir misiniz? Üretime neden Endonezya’da başladınız ve şimdi fabrikanızı Türkiye’ye taşımak istemenizin nedeni ne?
Nudo üretimimiz, şu an Endonezya’da yapılıyor. Orta vadede bunu Türkiye’ye taşıma planımız var. Buradaki tesisle ilgili her türlü altyapımız, AR-GE’miz, alanımız, üretim yapacağımız tesis yeri hazır. Net bir tarih veremem ama yönetim kurulumuzun uygun gördüğü bir tarihte Endonezya’daki fabrikamızı Türkiye’ye taşıyacağız. Noddle’da az da olsa ihracatımız var. Avrupa’dan da talep olmasına rağmen Avrupa’ya ihracatımız yok. Uzakdoğu ise uzak kaldığı için ihracat yapamıyoruz. Ancak üretim Türkiye’ye taşınınca talepleri karşılayabiliriz.

Bundan sonraki süreçte Eriş Un ve Nudo olarak nasıl bir yol almayı planlıyorsunuz? Hedefleriniz neler, nereye ulaşmak istiyorsunuz?
Pazar raporları alıyoruz, tüketiciyi sürekli dinliyoruz, tüketicinin taleplerine cevap vermemiz lazım, tüketicinin talepleri doğrultusunda yeni ürünlerimiz ve yatırımlarımız olacak. Nudo ve un özelinde ürünlerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.

Nudo’da pazar raporlarına bakarak gramajımızı yükselttik, 350 gramlık paketler olarak sunuyoruz. Tecrübelerimiz arttığı için yeni ürünümüzü bir önceki üründen daha kaliteli yaptık. Bir ürünü doğal yapınca lezzetini artırmak çok zor, kimyasallarla kolayca lezzet verebilirsiniz. Biz lezzeti yakalamak için 3,5 yıl çalıştık ve başardığımıza inanıyorum.

Pazarlamayla ve tanıtım ile ilgili bir atak yapacak mısınız?
Marketlerde tadım yapıyoruz, tüketicilerle sosyal medya üzerinden sürekli iletişim halindeyiz, sürekli pazarlama aktivitelerimiz var, olmaması mümkün değil. Özellikle perakende sektöründe hizmet ediyorsanız, fırıncıyı arayıp sıkıntısı varsa konuşursunuz. Türkiye’de 80 milyon insan var, her bir tekil insan bizim danışmanımız. Her türlü olumlu ve olumsuz rapordan haberdar oluyoruz. Sosyal medyada sürekli aktifiz. Bize gelen tüm yorumların bizim için değeri var, ben yorumları tek tek okuyorum. İnternet sitemiz üzerinden online sipariş alıyoruz, e-ticaret yapıyoruz. O da gayet güzel gidiyor. Türkiye’nin her yerine kargo gün süresi içerisinde hemen teslim ediyoruz. Doğuya, en uzak noktaya 2 gün içinde kargo gönderiyoruz.

Bir de hem Eriş Un hem de Nudo olarak “V-Label”, “Üstün Lezzet Ödülü” ve Helal Gıda Sertifikası gibi çeşitli sertifikalarınız ve ödülleriniz var. Biraz da bu sertifika ve ödüllerden bahseder misiniz?
Eriş Un ve Nudo, Avrupa’nın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen “Üstün Lezzet Ödülü”ne layık görüldü. Kurul, ilk izlenim, renk, koku kontrolü ve ardından ağızda bıraktığı tat ve bununla birlikte ürünün dokusu dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonrası Eriş Un ve Nudo’yu da lezzetli ürünlere dâhil etti. Avrupa’nın 15 aşçılık ve içecek dernekleri tarafından seçilen 120 jüri üyesi tarafından, ürünler üzerinde herhangi bir ambalaj ve işaret olmadan kör tadım bazında değerlendirilmesi ile verilen üstün lezzet ödülüne sahibiz.

V-Label sertifikası, sadece uluslararası akreditasyonu olan, yerel gıda kontrol laboratuvarlarının yılda iki kez habersiz denetimi ve ürün analizini kabul eden firmalara veriliyor. Nudo olarak bu denetimleri kabul ederek ürünlerinin içeriğine gösterdiği titizliği uluslararası bir gıda sertifikasıyla belgeledik.

GİMDES’ten alınan Helal Sertifikamız mevcut. Ürünlerimiz soslarından paketlemesine kadar GİMDES’in ciddi kontrollerinden geçerek tüketiciyle sağlıklı ve hijyenik bir şekilde buluşuyor. Helal sadece ürünlerde domuz eti, domuz katkısı ve alkol bulunmaması anlamına gelmiyor. Helal, vücuda zararlı hiçbir maddeyi içermemesi demektir.

2013 yılından bu yana Türkiye’nin Ar-Ge Şampiyonları listesinde yer alıyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz? Un ve diğer üretimlerinizde AR-GE ile ilgili ilkeleriniz neler?
AR-GE’ye yaptığımız yatırım ve emek, Erişler Gıda olarak bizlere artı değer olarak geri dönüyor. AR-GE ile yeni ürünler geliştiriyoruz. Ürünlerimizin kalitesi ve doğallığını en yüksek düzeyde tutabiliyoruz. Bu da ürünlerimizde çeşitliliğin ve kalitenin artmasına, pazar payımızın da giderek yükselmesine katkı sağlıyor.

Son olarak neler eklemek istersiniz?
Erişler Gıda, Kalite Yönetim Sistemlerini A+ düzeyde yürütmeyi başarıyor. Bu sistemler hem kalitenin sürdürülebilirliğini hem de etkin bir atık yönetimi sağlıyor. Atıkların geri kazanımını sağlamak ekonomiye çok iyi bir katma değerdir. Öz kaynakların idareli-tasarruflu kullanılması, Erişler Gıda’nın taahhütleri arasındadır. Çevreye olabilecek zararları engelleyecek sistemler tüm işletmelerimizde mevcuttur. Birçok hizmeti kendi bünyemizde tedarik ederek dışa bağımlı olmadan birçok problemi veya ihtiyacı en kısa zamanda ve istenildiği gibi çözebiliyoruz.

Kontrol edin

fabian

Fabián MENICHELLI, UIFRA: “Rekabete Hazırız”

“2010 ve 2014 yılları arasında, yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımlarla kurulu kapasitemizi yaklaşık %25 oranında …