Son Haberler

Alparslan Özgüçlü, Oba Group: “Makinede yeniliklerin takipçisiyiz”

“Üretimde makine anlamında yeniliklerin takipçisiyiz ve şu anda en eski makinemiz 6 yıllık. Üretimden paketlemeye, paketlemeden yüklemeye kadar çıkan yenilikleri takip eder, muhakkak tesisimizde denemelerini yaparız.”

obamakarnaÜretim kapasitesi ile Türkiye’de birinci sırada, Avrupa’da ise ikinci sırada yer alan Oba Makarna, küresel makarna pazarında da 250 bin tonluk bir hacmi elinde tutuyor. 2010 ve 2012 yılları arasında yaptığı 50 milyon liralık yatırımla dikkat çeken Oba Makarna üretimden paketlemeye, paketlemeden yüklemeye kadar çıkan yenilikleri takip ediyor ve tesislerinde denemelerini yapıyor.

Oba Group CEO’su Alparslan Özgüçlü ile bir araya geldik ve Oba Makarna’nın teknolojik yatırımlarından firmanın makarna pazarındaki yerinden, gelecek projeleri hakkında konuştuk. Detayları Alparslan Özgüçlü’den alıyoruz.

Sayın Özgüçlü, öncelikle bize Oba Makarna’nın kuruluş aşamasını, bugünlere nasıl geldiğini anlatır mısınız?
OBA Makarna 1966 yılında rahmetli Selahattin Öztahtacı tarafından kurulmuştur. 80’lerin lider konumundaki firma 2000’li yıllardaki yaşadığı kriz sonrasında kapılarını kapatmıştı. Bir Gaziantepli ve sanayici olarak böyle bir tesisin ve marka gücünün üretime ara vermesinin ülkemiz için bir kayıp olduğunu düşünerek, satın alma sürecini başlattık. 2005 yılında aile şirketimiz tarafından hem marka ismi hem de üretim tesisi satın alınmıştır. Üretime tekrar başlayınca tesis yeterli gelmedi ve yatırım yapma ihtiyacı duyduk. Hem markanın gücü hem de bizim ihracat alanındaki atağımız ile günlük 80 ton kapasiteyi şuan bin tona çıkarmış bulunmaktayız. Oba Makarna, üretim kapasitesi ile Türkiye’de birinci sırada, Avrupa’da ise ikinci sırada yer alıyor ve küresel makarna pazarında 250 bin tonluk bir hacmi elinde tutuyor.

Üretim tesisiniz, kapasiteniz ve kullandığınız teknolojiler hakkında bilgi verir misiniz? Üretimde kullandığınız hammaddeyi yani durum buğdayını siz mi öğütüyorsunuz yoksa hazır mı alıyorsunuz? Üretiminizin ne kadarını iç piyasaya, ne kadarını ihracata ayırıyorsunuz?
Gaziantep 4.Organize Sanayi Bölgesi’nde 110 bin metrekarelik açık, 65 bin metrekarelik kapalı alana sahip tesisimizde en son İtalyan teknolojisi ve yüksek kapasite ile dünya standartlarında üretim yapıyoruz.

 Hammaddelerin seçimi, deneyimli uzman kadromuz tarafından ürünün kalitesini etkileyecek her faktör (buğday cinsi, hava durumu, toprak cinsi, üretimde çevreye saygı) göz önünde bulundurularak gerçekleşiyor. Güneydoğu Anadolu Bölgemizin bereketli topraklarında yetiştirilen yüzde 100 sert durum buğdayını kendi değirmen tesisimizde öğüterek saf irmik elde ediyoruz. Saf irmik ve suyun buluşmasından meydana gelen ürünlerimiz entegre modern üretim tesisimizde el değmeden, en gelişmiş kontrol cihazlarıyla donatılmış laboratuvar analizleri ile tüketicilerimize sunuluyor. Üretimimizin yüzde 70’ini ihraç ederken, yüzde 30’unu iç pazara ayırıyoruz.

Firmanız kapasite ve teknoloji kullanımında hangi düzeyde? Türkiye’de makarna üretiminde kullanılan teknolojilerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
2010 ve 2012 yılları arasında yaptığımız 50 milyon Euro’luk yatırımın ardından günlük bin 500 ton buğday kırma ve bin ton/gün makarna üretimi ile Türkiye’nin birincisi, dünyanın ikincisi olarak sektörün en büyük firması olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Ürün anlamındaki yenilikçi tarafımızın, üretim anlamında da payı vardır. Üretimde makine anlamında yeniliklerin takipçisiyiz ve şu anda en eski makinemiz 6 yıllıktır. Üretimden paketlemeye, paketlemeden yüklemeye kadar çıkan yenilikleri takip eder, muhakkak tesisimizde denemelerini yaparız. Türkiye’de makarna üretiminde kullanılan teknolojiler çağı yakalamak zorundadır, aksi takdirde üretimde verimliliği azaltacağı gibi, ürünün kalitesini de etkileyebilmektedir. Değişime ayak uyduramamak, zamanın gerisinde kalmak, teknolojisini yenilememek, tüketici beklentilerini göz ardı etmek yapılabilecek en büyük hatalar gibi görünüyor. (Tabi burada değişim derken; gelişerek değişmeyi, özüne sadık kalarak daha iyisini yapmaya çalışmayı kastediyoruz.)

Peki, Türk halkı Oba Makarna’nın adını yıllardır biliyor. Peki, Oba Makarna’nın dünya pazarındaki konumu, pazar payı, satış hacmi nedir? Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?
Evet, Türk halkı Oba Makarna’nın adını biliyor ama aynı zamanda da seviyor. Markaya karşı tüketicilerimizin hem güveni hem de sempatisi olduğunu düşünüyoruz ki; bulunduğumuz noktalardaki satış rakamlarımız da bize bunu yansıtıyor. Oba Makarna aslında annelerden çocuklarına bir miras… Genç neslimizin yeni duyduğu bir marka olsa da eskilerin “Oba Oba Leziz Makarna” jingle’ı ile çokça hatırladığı bir marka. Dolayısıyla hem kaliteye hem markaya bir güven söz konusu. Biz de bu güveni sürdürmek adına kalitemizden ödün vermeyerek dış pazarda olduğu gibi iç pazardaki payımızı da artırmayı hedefliyoruz. Oba Makarna, dünya pazarında hem OBA markası hem de diğer 5 markası ile lider durumdadır ve Türkiye makarna ihracatının yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. 96 ülkeye ihracat yapıyoruz ve Türkiye’den ihraç edilen her üç paketten biri OBA diyebiliriz. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin açıklamış olduğu ilk bin ihracatçı sıralamasında 2015 yılında 145. olarak yerimizi aldık ki bu sıralamaya tüm sektörler dâhildir.

Günümüzde ürünlerinizin tüketici tarafından bu kadar tutulmasını, pazarda öne çıkmasını neye bağlıyorsunuz?
Öncelikle tüketicimizin ihtiyacını biliyoruz. Burada ihtiyaçtan kastım; üründen beklentisi, ürünün çeşidi ve iletişim. Makarna genellikle ülkemizde dar zamanlarda, pratikliği sebebi ile tercih edilen bir ürün. Burada tüketicimiz ne istiyor; dağılmasın, yapışmasın ve lezzetli olsun. Doğrudan kaliteye hitap eden bu beklenti için biz de hammadde seçiminden her türlü üretim aşamasına kadar sıkı takip ediyoruz. Ayrıca tüketicilerimizin sevdiği ürün çeşitlerini bölgesel kırılımlara göre ayırdık ve satış noktalarımıza o bölgenin koşan ürün diye tabir ettiğimiz ürünlerini öneriyoruz. Örneğin kimi bölgelerde fiyonk makarna çok tercih edilirken bir diğerinde burgu açık ara farkla birinci gelebiliyor. Son olarak iletişim… İletişimin de sürdürülebilir olması önem arz ediyor. Kaliteden regülasyonlara ve iş süreçlerine kadar değer zincirinin her noktasında büyük titizlikle çalışıyoruz. Tüm bu süreçte; araştırma ve veri toplama, tüketici araştırmaları, iç ve dış ekiplerle beyin fırtınası toplantıları, literatür taraması, ekip değerlendirme toplantıları, teknoloji araştırma seansları ve raporlama süreçleri sonucunda ARGE ve inovasyon süreçlerimizi yönetiyoruz.

Makarna üretiminin yanı sıra hizmet verdiğiniz başka alanlar da var mı? Varsa biraz da firmanızın diğer çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?
Makarna üretimi yanı sıra bünyemizde yem sanayii de mevcut. Orta Doğu’nun en büyük yem fabrikası konumunda olan İpek Yem ve Gıda San. Tic. A.Ş. 1988’den bu yana genç, dinamik ve tecrübeli kadrosuyla kaliteli ve ekonomik hayvan yemi üreterek, Türkiye ve dünya hayvancılığına katkıda bulunuyor. Firmamız Türkiye’ye komşu ülkelerin pazarlarında da söz sahibi olmayı hedeflemiştir.

Yakın zamanda tanışacağımız yenilikleriniz ya da yeni ürünleriniz var mı?
23 Nisan 2016’da lansmanını yaptığımız Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan oyuncaklı makarna en büyük yeniliklerimiz arasındadır. Çocukların sevdiği makarnayı bir de onların sevdiği karakterler ile bütünleştirdik ve Looney Tunes karakterli makarna kutularımız içerisine birbirinden farklı oyuncaklar ekledik. 2017 yılında yeni lisanslarımız ile oyuncaklı makarna üretimine devam edeceğiz. Bunun yanı sıra kepekli, tam buğday ve tri-color makarnalarımız da 2017 başında raflarda yerini alacaktır.

Makarna sektöründeki sorunların ne olduğunu düşünüyorsunuz? Bu sorunların çözülmesi için Türkiye’de neler yapılabilir? Oba Makarna olarak siz bu konuda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Sektörümüzdeki sorunların başında kurulu kapasite ile tüketim arasındaki orantısızlık geliyor. Ülkemizde, makarna üretiminin yaklaşık yüzde 40’ı Gaziantep’te, yüzde 35’i Orta Anadolu Bölgesi’nde, yüzde 25’i ise Ege Bölgesi’nde gerçekleşiyor. Yani hali hazırda ciddi bir kurulu kapasite var. Ancak tüketim miktarına baktığımızda yılda kişi başı tüketim 7,5 kg’a yeni yeni ulaşmıştır. Bunun da en önemli sebeplerinden birisi makarnanın yanlış konumlandırılmasıdır. Ne yazık ki toplumda makarna şişmanlatır görüşü yaygındır. Oysa makarna üzerine ilave edilen sosların kalori değerlerinin yüksek olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Öte yandan Türk mutfağında sos kültürünün yerleşik olmaması, makarna tüketimini sınırlayan başka bir faktör olarak gösterilebilir. Oysa Türk mutfağının aksine çeşitli ülke mutfaklarında çeşitli soslar kullanılmak suretiyle değişik lezzette makarnalar hazırlanabiliyor ve makarnayı aperatif bir yemekten öte ana yemeğe çevirme durumu söz konusudur. Sektörümüze yönelik sorunları çözmek amacı ile derneğimizde çeşitli toplantılar ve fikir birlikleri yapmaktayız.

Katıldığınız bir sosyal sorumluluk projesi var mı? Sosyal sorumluluk projeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bir Dilek Tut Derneği’nin yürüttüğü projede yer alıyoruz. Oba Makarna ve Bir Dilek Tut Derneği, hayati tehlike taşıyan hastalıklarla mücadele eden çocukların dileklerini yerine getirmekte ve onlara umut, neşe ve hayata tutunma gücü veriyoruz.

Ekim ayının sonunda Oba Makarna, Capital ve Ekonomist Dergileri’nin her yıl düzenlediği Anadolu Markaları Ödül Töreni’nde bu yıl “Tarım-Gıda İmalat Kategorisi”nde üçüncülüğe layık görüldü. Bu ödülü nasıl değerlendirirsiniz? Sizi rakiplerinizden ayıran farklılıklar, tüketicinin sizi tercih etmesinin sebepleri nelerdir?
Markalaşma konusunda en başarılı öykülerden birine sahip olduğumuza inanıyoruz. Her yıl, yılın en başarılı markalarını belirleyen “Anadolu Markaları” yarışması, İstanbul dışında faaliyet gösteren illerdeki işletmelerde marka bilincini yerleştirmede ve marka olma yolunda ilerleyenlerin başarı öykülerini ödüllendirme anlamında belirleyici rol oynuyor. Zaten bu farkımız da bizi rakiplerimizden farklı kılıyor.

Son olarak gerek tesis, teknoloji yatırımı gerekse pazar payı ve satış hacmi anlamında, firmanızın gelecek hedeflerini öğrenebilir miyiz?
2016 yılında göstermiş olduğumuz performansı, 2017 yılına da taşımayı hedefliyoruz. 2016 yılında yurtiçi pazarda marka bilinirliğini artırma amacıyla, pazarlama yatırımlarına ağırlık verdik. 2015 yılında 547 milyon TL tutarında bir ciro rakamına imza attık. 2016 yılını ise 750 milyon TL’lik ciro rakamı ile kapatmaya hazırlanıyoruz. 2017 yılında kapasite artışı ve yeni ürün gamı için ilave 9 milyon Euro tutarında bir yatırım yapmayı planlıyoruz. 2016 yılını ise yaklaşık 563 milyon TL tutarında bir ihracat rakamı ile kapatmayı hedefledik.

Kontrol edin

SOYA

Soya Unu Karışımının Bisküviler Üzerindeki Etkileri

“Bisküvi preparatları için kompozit un formülasyonuna yüzde 20 seviyesine kadar yağı alınmış soya unu katılmasının, …