AR-GE ile rakiplerimize fark attık, ihracatla büyüyeceğiz

“İhracat bizim için çok önemli. Dışarıdaki para ülke ve bizim için çok kıymetli. Bizim sloganımız “İçerde güçlü dışarda güçlü Memak”. 2019 yılını kendimize ihracat yılı olarak belirledik. Bu amaç doğrultusunda Rusya bayimizi oluşturduk. Hindistan ve İsrail bayiliklerimizi oluşturduk. Avrupa’da bir bayimiz var. Bayilerimizi destekleyeceğiz ve ihracat odaklı çalışacağız. Fuarlara katılacağız. Dışarıdaki dövizi memleketimize getirmeye çalışacağız. Makinalarımız hem yurt içinde hem yurt dışında büyük rağbet görüyor. Hem işlevleri hem de görünümleri çok güzel. Biz yurt dışındaki paraya göz diktik ve bunun için daha çok çalışacağız. İstihdamımızı artıracağız. Ülkemiz için değil elimizi bedenimizi bile taşın altına koyarız.” 

mehme nuri er

Mehmet Nuri ER
Memak Yönetim Kurulu Üyesi ve Fırın Grubu Başkanı

Röportaj : Mustafa YAĞMURLU

Çikolata, fırın ve paketleme makinaları üretim sektöründe faaliyet gösteren ve müşterilerine anahtar teslim tesisler kuran Memak Makina, yurt dışı pazarlara yoğunlaşacak. Sanayi şehri Konya’nın en büyük firmalarından biri olan Memak, son dönemde özellikle fırıncılık sektörüne kazandırdığı yeniliklerle adından söz ettiriyor. Uzun AR-GE çalışmaları sonucu geliştirdikleri Soğutmalı Mikser, Mobil Soğutmalı Mikser, Akıllı Kestart, gibi patentli ürünlerle sektörde öne çıkmayı başaran Memak, özellikle fırıncılık camiasından büyük ilgi görüyor. “Kalitesi, verimliliği, şık ve ergonomik tasarımlarıyla dünyanın tercih ettiği profesyonel çikolata ve fırın makineleri üretiyoruz” diyen Memak Yönetim Kurulu Üyesi ve Fırın Grubu Başkanı Mehmet Nuri Er, BBM Dergisi’ne konuştu.

Memak tarafından üretilen her ürünün, alanında profesyonel bir ekip ve son teknolojiyle üretildiğini belirten Er, Memak ürünlerinin Endüstri 4.0 ile uyumlu olduğunu müşterilerinin üretim sürecini uzaktan erişimle kontrol edebildiklerini ifade etti. Yurt dışındaki paranın Türkiye için çok önemli olduğunu ifade eden Mehmet Nuri Er, 2019’u ihracat yılı ilan ettiklerini kaydetti. Makinalarının görsel ve sesli ikaz sistemi ile beklenmedik durumlara karşı kullanıcıları uyardığını anlatan Mehmet Nuri Er, geliştirdikleri fırınlarda her kat için özel ayarlanabilen ısı ve buhar sistemi ile aynı anda farklı lezzetler elde etmenin yanı sıra enerji ve maliyetten tasarruf imkanı sunduklarını belirtti.

Memak Yönetim Kurulu Üyesi ve Fırın Grubu Başkanı Mehmet Nuri Er’in BBM Dergisi’nin sorularına verdiği cevaplar şöyle:

Mehmet Nuri Bey bize öncelikle Memak firması hakkında bilgi verebilir misiniz? Ne zaman kuruldu? Neler yapıyorsunuz? Üretiminiz hakkında görüşlerinizi almak isterim.
Yaklaşık 20 yıldan bu yana yani 1997 yılından beri sektörün içindeyiz. Esas ana işimiz çikolata makinaları üretimi. Son 6 yıldır fırıncılık ekipmanları alanında üretimimiz var. Fırın ve hamur yoğurma alanında makine imalatını gerçekleştiriyoruz. Ağırlıklı olarak ihracat üzerine çalışıyoruz. Çikolata makinalarında imalatımızın yüzde 85-90’nına ulaşan ihracatımız var. Fırın makinalarında ise ağırlıklı olarak iç piyasaya çalışıyoruz. Bu alandaki ihracat oranlarımız çikolata alanına göre biraz daha düşük. Ama 6 yılda fırıncılık alanında çok iyi ve güzel yerlere geldik. Yeni projeler ve işler yapmaya devam ediyoruz.

2019 hedef ve projeleriniz neler? Özellikle ihracat alanında ne gibi çalışmalarınız olacak?
Yurt dışı fuarlarına katılıyoruz. İhracat bizim için çok önemli. Dışarıdaki para ülke ve bizim için çok kıymetli. Bizim sloganımız “İçerde güçlü dışarda güçlü Memak”. 2019 yılını kendimize ihracat yılı olarak belirledik. Bu amaç doğrultusunda Rusya bayimizi oluşturduk. Hindistan ve İsrail bayiliklerimizi oluşturduk. Avrupa’da bir bayimiz var. Bayilerimizi destekleyeceğiz ve ihracat odaklı çalışacağız. Fuarlara katılacağız. Dışarıdaki dövizi memleketimize getirmeye çalışacağız. Makinalarımız hem yurt içinde hem yurt dışında büyük rağbet görüyor. Hem işlevleri hem de görünümleri çok güzel. Hepsi özel tasarım. Böyle olunca ürünlerimiz Avrupa’daki firmaları cezbediyor. Makinelerimizin beğenilmesi bizim güvenimizi arttırıyor. Biz yurt dışındaki paraya göz diktik ve bunun için daha çok çalışacağız. İstihdamımızı artıracağız. Ülkemiz için değil elimizi bedenimizi bile taşın altına koyarız.

Sektöre yönelik AR-GE çalışmalarınız var mı? Bu alanda neler yapıyorsunuz?
Sadece fırıncılık alanında çalışan 10 uzmanımızın yer aldığı AR-GE departmanımız var. Bu arkadaşlarımız fuar gezmeleri ve yeni ürünler üzerine yoğunlaşıyorlar. Sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yeni makinalar yapıyoruz. En son yaptığımız makine, Neptun ismini verdiğimiz kendinden soğutmalı mikser. Bu Türkiye’de olmayan bizim patentli bir ürünümüz. Bu ihtiyaç doğrultusunda ortaya çıkmış bir ürün. Fırıncılar için önceden mikserlere devamlı yapılan buz takviyesi; ekstra işçilik, enerji ve maliyet oluyordu. Bu konuda AR-GE departmanımızdaki arkadaşlarla istişare ettikten sonra böyle bir makine yapabileceğimizi beyan ettik. Bir yıldır satışını yapıyoruz. Son ürünümüzden fırıncılık sektörü çok memnum kaldı. Çünkü sektör için çok büyük bir kolaylık sağlıyor.

AR-GE departmanımızın üzerinde çalıştığı yeni projelerimiz var. 10 tepsili akıllı konveksiyonel bir fırını geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Bu fırında her türlü ürünü pişirebiliyorsunuz: Unlu mamulü, et, tavuk ve sebzeyi aynı fırında pişirebiliyorsunuz. AR-GE departmanımızın geliştirdiği bu makinayı nasip olursa 2019’un ikinci çeyreğinde piyasaya çıkarmayı düşünüyoruz. Makinanın şuanda tasarımları bitti. Bu makineyi de 6 aylık süre ile sahada test edeceğiz. Ayrıca fabrikamızın içerisinde demo alanımız var. Bu alanda da test ettikten ve eksikliklerini giderdikten sonra lansmanını yapıp piyasaya taktimde edeceğiz.

Fırıncılık sektörüne yönelik kendinden soğutmalı mikser ve akıllı konveksiyonel fırın imalatı çalışmalarınızı anlattınız. Sektöre yönelik diğer çalışmalarınız nelerdir?
Fırıncılık sektörünün en büyük sorunlarının başında kapasitelerinin atıl olması ve kalifiye eleman sıkıntısı geliyor. Aktif kapasitelerini tam anlamıyla kullanamıyorlar. Bu da maliyetlerine yansıyor. Bizim amacımız sektörde en büyük girdi kalemlerinden biri olan personel sayısını azaltarak sektörü belli bir yere getirmek. Bununla ilgili çalışmalarımız var. Endüstri 4.0 teknolojisiyle üretim yapıyoruz. Yani makinaların kendi aralarında konuşmasıyla ilgili bir üretim modeli bu. Bizde bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Şuanda ürettiğimiz bütün makinalarımızda uzaktan erişim var. Ayrıca ne kadar saat çalıştığını ne kapar kapasite ile çalıştığını fırıncılık sektörü görecek. Bugüne kadar daha çok un değirmenlerinde kullanılan bu Endüstri 4.0 teknolojisini fırıncılık alanına da uygulamaya çalışıyoruz. Tabi sektörün bir şeylere de hazır olması gerekiyor, bir alt yapısının olması gerekiyor. Bununla ilgili firma olarak Konya’da sektör temsilcileriyle son yeniliklerle ilgili devamlı irtibat halindeyiz.

Fırıncılık sektöründeki rekabet sizi nasıl etkiliyor?
Fırıncılık sektöründe rekabet problemi büyük bir sorun oluşturuyor. Bu problemler ister istemez bizlere de yansıyor. Sektörde büyük rekabet olduğu ve kapasitesini tam kullanamadığı zaman firmalar para kazanamıyor. Böyle olunca insan kaynağına yatırım yapılmıyor. Kalifiye eleman olmadığı zaman ürettiğimiz son model teknolojili makineleri kullanacak insan bulmakta zorlanıyoruz. Biz Türkiye içinde özellikle bu soğutmalı mikserle birlikte her gittiğimiz ilde mutlaka demo yaptık. Fabrika içerisinden bir tane hamur ustamız, bir makine teknikeri ve birde kurulumla ilgili arkadaşımızı devamlı gönderdik. Gittiğimiz illerde 2-3 gün kalarak firma yetkililerine ve çalışanlara makinalarımızın kullanımını anlattık ve öğrettik. Müşterilerimiz “Biz bu makinayı artık kullanabiliriz bizim için artık sorun yok” dedikten sonra oralardan ayrıldık. Artık makilerimizi alanlara eğitimin yanı sıra daha önce ürünümüzü alıp kullanan ve belli bir tecrübeye sahip, o ildeki firmaların yanına gönderip ürünü yerinde görüp kullanmalarını sağlıyoruz.

Çalışmaları devam eden konveksiyonel akıllı fırınınızla ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
5 tepsili ve 10 tepsili sabit konveksiyonel akıllı fırınımız ısıtma adımlarını kendisi belirliyor. İçerisindeki ağırlık sensörü sayesinde koymuş olduğunuz ürünün kilosunu ve hassasiyetini algılayıp atacağı adımları hesaplıyor. AR-GE ekibimiz bunun çalışmalarını yapıyor. Mesela bu fırının içine 100 ekmek koydunuz, fırınınız kapasitesi 300 ekmek ise içindeki sensör sayesinde koyduğunuz ekmek miktarı kadar ısı ve enerji harcıyor. Yani boşuna elektrik israfı olmuyor. Bütün ürünlerimizde enerji tasarruf modülleri var. Bizim için en önemli şey yaptığımız bir ürünü millileştirme ve yerlileştirmedir. Bu fırın içerisinde kullandığımız elektronik panel Japonya’dan geldi. Bununla ilgili bir çalışmamız var. Yazılımını kendimiz yaptık. Şuanda testlerimizi yapıyoruz. Biz katma değeri yüksek ürünlere yöneliyoruz. Yurt dışındaki teknolojiyi yurt içinde millileştirme derdindeyiz. Bununla ilgili ciddi bir ekip ve çalışmamız var. Kendimize ve ülkemize güveniyoruz.

İstanbul Basın Ekspres yolunda bir showroom açtınız. Bu merkez size ne sağlayacak?
Fırıncılık alanında çok iyi yerlere geleceğimize inanıyoruz. Zaten çikolata sektöründe Türkiye’de şuanda kendi alanında anahtar teslim A’dan Z’ye tesis kurabilen ender markalardan biriyiz. Fırıncılık alanında da bu marka değerimizi artırmayı amaçlıyoruz. Bunun için İstanbul’da bir showroom açtık. İstanbul her sektör için çok önemli, ticaretin merkezi ve sektörümüzün de büyük bir bölümü burada. Üçüncü havalimanı da ülke için çok önemli bir potansiyeli harekete geçirecek. Onun için Basın Ekspres yolunda showroomumuzu açtık. İş dünyası için zaman çok önemli olduğu için yurt dışında gelen müşterilerimizi Konya’ya götürmektense İstanbul’daki showroomda ağırlayıp ticaretimizi buradan yönlendiriyoruz. Memleket için taşın altına elimizi değil gövdemizi koyuyoruz.

Mehmet bey çikolata sektörü alanında anahtar teslim projelerde Türkiye’nin önde gelen firmalarından bir tanesi olduğunuzu söylediniz. Bu bilgi birikimi ve teknolojinin fırıncılık alanına yansıması nasıl oluyor?
Biz firma olarak çok iyi bir makineciyiz. Çok ciddi bir ekibimiz var. Çikolata sektöründen dolayı çok büyük bir bili ve teknoloji birikimimiz var. Biz fırıncılık sektörüne girdiğimiz zaman aslında rekabetin olduğunu biliyorduk. Ciddi bir altyapımız olduğu için hiç zorlanmadık.
Siz fırıncılık sektöründe bir açık gördüğünüz için mi bu alanda yatırım yapmaya karar verdiniz?
Evet tabi ki. Sektörde şöyle bir durum vardı: Üç-dört tane firma sektörü domine etmiş durumdaydı. Ve sektörde ihtiyaçta vardı. Çünkü rekabetin olduğu yerde aslında bana göre doğru şeyler olur. Ülke büyür, firmalar, şirketler büyür. Rekabet olacak ki insanlar daha iyisini üretsin. İşte o zaman tercihler farklı farklı olur. İnsanlar bir şeye mahkûm bırakılmaz. Biz bu algıyı yıkmak için girdik sektöre. Hamdolsun şuanda sektörün önde gelen kurumlarından bir tanesi haline geldik. Rekabet ortamı oluşturduk. Sektörün ihtiyaçlarını tespit ederek yenilikler yaparak makinalar ürettik. İstanbul’da düzenlenen IBATECH 2018 Fuarı’nda fırıncılık sektöründen çok büyük talep gördük.

Biz müşterimizle ilişkilerimizi bir evlilik gibi görüyoruz. İlişkilerin uzun soluklu sevgi, saygı ve güven içinde olması taraftarıyız. Para odaklı çalışmıyoruz. Paranın sonradan geleceğini düşünenlerdeniz. Bizim için hizmet, kalite ve müşteri memnuniyeti önce gelir. Biz “Dünyada ve Türkiye’de memnuniyetsiz bir tane bile müşteri istemiyoruz” sloganıyla çalışıyoruz. İnsanlar makinalarımızı aldıkları zaman; Evet bu makine çok iyi olmuş ellerinize sağlık desin istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz.

Fırıncılık sektörü sizi nasıl karşıladı? Umduğunuzu buldunuz mu?
Sektörün bize olan ilgisini görünce “İyi ki fırıncılık sektörüne girdik” diyoruz. Sektörde bizimle birlikte tatlı bir rekabet ortamı oluştu. İnsanlar bizim piyasaya girmemizden memnun. Ürün sattığımız firmalar, “İyi ki varsınız ki biz bu fiyatlara bu kalitede makinalar fırınlar alabiliyoruz” diyorlar. Türkiye’de 81 ilin tamamında varız. Ama Akdeniz ve Ege bölgelerinde çok güçlüyüz. Kendi memleketimizde çok iyiyiz. İstanbul’da yeni showroomumuzla kazanacağımıza inanıyorum. İstanbul’u domine edeceğimize inanıyoruz. Bunun için çok ciddi bir ekip oluşturduk. Şu sıkıntılı süreçte ciddi yatırımlar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.

Hammaddenizi nereden karşılıyorsunuz?
İstanbul yatırımı bizim için önemli bir adımdı. Korkmadık çünkü ülkemize inanıyoruz. Bir kere inanılmaz genç ve üretken bir nüfusumuz var. Kendimizde genciz. Yönetim yaş ortalamamız 32, yani enerjiğiz, bu ülke adına bir şeyler yapmak istiyoruz. Biz aile şirketiyiz. Toplam 300 çalışanın üzerinde bir istihdamımız var. İstanbul showroomuyla birlikte bu 350 kişiyi geçti. Çalışanlarımızın yüzde 25’i beyaz yakalılardan oluşuyor. Hammaddemizi yurt içinden ve yurt dışından temin ediyoruz. Türkiye’de paslanmaz üründe yerli üretim yok. Kontrol panellerimizi Japon bir firmadan temin ediyoruz. Kart ve yazılımla ilgili 10 kişilik bir ekibimiz sürekli çalışıyor. Ülke olarak bilişime çok daha fazla önem vermesi gerektiğine inanıyoruz. Firma olarak yazılım kısmında da etkinliğimizi arttırıyoruz. Mesela makinaya uzaktan erişilebilmesi için ve cep telefonuyla uyumlu olabilmesi için; cepten makinayı açma, kapama gibi işlemleri yapılabilmesi için çalışıyoruz. Mesela taş tabanlı fırınlarda ısınma süreleri çok geç, tam randımanlı çalışması için 1.5 -2 saat ısınması gerekiyor. Yani fırıncı işyerine geldiği ve düğmeye bastığı zaman 2 saat beklemek zorunda. Uzaktan erişimle fırıncı daha işine gelmeden fırınını çalıştırıp istediği ısıyı ayarlayabiliyor. İş yerine geldiğinde fırının ısınması için beklemeden ürününü pişirebilir. Bunları yaptık. Bunlar için işin yazılım ve bilişim kısmında yoksanız bunu yapamazsınız. Bu ülkenin katma değeri yüksek ürünleri üretmesi gerekiyor. Biz bu konuda insana değer vererek ülkenin gençlerine inanıyoruz.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE BURS VERECEĞİZ
Yurt dışında firmaların etkin şekilde kullandığı üniversite-sanayi işbirliğini sizde uyguluyor musunuz?
Üniversiteli gençlerle ilgili bir projemiz var. Bunu ilk kez sizin aracılığınızla paylaşmış olalım. Üniversitelerin Makine, Endüstri ve Elektrik Elektronik mühendislik bölümlerinde okuyan öğrencilere burs vereceğiz. Firmamızda çalışmalarını sağlayacağız. Yabancı uyruklu öğrencilere de bu imkanı vereceğiz. Biz bunları firmamız bünyesinde yarı zamanlı çalıştırıp hem onların enerjilerinden hem de geldiği ülkelerin bilgi birikiminden faydalanmak istiyoruz. Bu öğrenciler bizimle 3-4 yıl birlikte olduktan sonra belki kendi ülkelerine gittiklerinde bizim oralardaki distribütörlerimiz olabilirler veya burada kalıp bizimle çalışabilirler. Çünkü sektörün en büyük eksiği kalifiye ve yetişmiş eleman. Kalifiye eleman için mutlaka bu işin okullarının olması lazım. Biz sektör olarak bu konularda bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama bunun mutlaka bir devlet politikası olması gerekiyor. Çünkü sektörün yetişmiş kalifiye elemana ihtiyacı var. Bizim yapabileceklerimiz sınırlı. Ürün satıp teslimata gittiğimizde ürünün özelliklerini ve çalışmasını 2 saatte anlatabilmeliyiz. Biz şimdi gittiğimizde en az 2 gün eğitim vermek zorunda kalıyoruz. Bir ürünü iki gün anlatmakla iki saat anlatmak arasında büyük fark var. Bizim için zaman ve enerji kaybı demek. Fırıncılık ve pastacılık okullarının açılması gerekiyor. Bunun bir eğitim politikası olması gerekiyor.

Eklemek istediğiniz başka bir konu varsa sizden dinleyebiliriz?
Biz fırıncılık sektörüne hizmet etmek için 6 yıl önce bu alanda yatırım yaptık. Kendi firmamızın marka değerini yukarılara çıkarmak için çalışıyoruz. Hamdolsun sektörden inanılmaz destek ve takdir alıyoruz. Sektöre yeni renk yeni bir heyecan kattığımızı düşünüyoruz. Bunu da fırıncılık camiası dile getiriyor. Sektörün sorunlarını belirleyip onlara çözüm bulmaya çalışıyoruz. Biz bugün yazılımla uğraşıyorsak eğitimli kadromuz sayesinde oluyor. Sektör içinde sıyrılmamızın bir sebebi de bu eğitimli mühendis ve uzmanlarımızdır. Bizim hedefimiz sektörde yapılan yapmak değil yapılmayanı yapmak ve farklı yapmak. Yapılan varsa bile onu farklı yaparak sektöre bir şeyler katmaktır. Hedefimiz yurt dışındaki rakip firmalarla rekabet edebilmek ve yurt dışından ülkeye döviz kazandırmaktır. Bunu yapabilmek için de AR-GE, yetişmiş insan kadrosu ve verimlilik bunların hepsi çok önemli.

memak

Kontrol edin

Screenshot_5

Türkiye ve Ortadoğu bizim için istikrarlı ve öncelikli pazarlar

“FRITSCH Fırın Sistemleri’nin anahtar teslim tesis inşaa piyasasındaki deneyimi 25 yılı aştı. Bu süreçte dünyanın …