ASYA’DA MAKARNA, BİSKÜVİ VE FIRINCILIK ÜRÜNLERİ

“Asya ülkeleri, beslenmede gelenekselleşmiş tüketim kültürü nedeniyle ekmek, makarna ve bisküvi gibi temel unlu mamullerde önemli tüketim oranlarına sahiptir. Dolayısıyla bu ürünleri ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan teknolojileri üreten yatırımcılar için Asya ülkeleri önemli birer potansiyel pazar olarak kabul edilmektedir. Ancak yatırımcıların bu potansiyel pazarları doğru ve iyi değerlendirebilmeleri de, bu toplumların tüketim alışkanlıklarını ve kültürlerini iyi analiz etmesine ve bunlara uygun çözümler üretmesine bağlıdır.”

Untitdxvled-1

Asya, hem coğrafi hem de nüfus açısından dünyanın en büyük kıtasıdır. 17.212 milyon kilometrelik alanı kapsayan kıta dünya nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapmaktadır. Asya kıtasında aralarında Türkiye, Çin, Hindistan, Rusya, İran, Pakistan ve Malezya gibi ülkelerin yanı sıra Maldivler, Singapur, Bahreyn, Brunei, Filistin, Kıbrıs, Lübnan, Katar, Kuveyt, İsrail, Ermenistan, Tayvan, Sri Lanka, Gürcistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Ürdün, Güney Kore, Kuzey Kore, Tacikistan, Nepal, Bangladeş, Kamboçya, Suriye, Kırgızistan, Laos, Filipinler, Umman, Malezya, Vietnam, Japonya, Irak, Özbekistan, Türkmenistan, Tayland, Yemen, Afganistan, Myanmar, Endonezya, Moğolistan, Suudi Arabistan ve Kazakistan gibi ülkeler yer alıyor.

Kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük ülkeleri Asya kıtasında yer alıyor. Dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya, kıtanın toplam alanının %38.63’üne eşdeğer 6.592 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplayan Asya’nın en büyük ülkesidir. Asya’nın en büyük ikinci ülkesi 3.705 milyon km2’lik alanı kaplayan Çin’dir. Hindistan ise 1.269 milyon kilometre kare alana sahip Asya’nın üçüncü en büyük ülkesidir. Asya’daki en küçük beş ülke ise Filistin, Brunei, Bahreyn, Singapur ve Maldivler’dir.

Asya’nın toplam nüfusunun 4.5 milyarın üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Asya’da büyükten küçüğe doğru sıralanmış en büyük beş ülke; Çin, Hindistan, Endonezya, Pakistan ve Bangladeş’tir. Asya, nüfusun yaklaşık 1.3 milyar kişi olduğu tahmin edilen Çin’in nüfusa dayalı en büyük ülkesidir ve bu nüfus Asya’nın toplam nüfusunun %31.35’ini temsil etmektedir. Bu kadar büyük nüfusa sahip kıtada en fazla tüketilen ürünün makarna ve noodle olduğunu söylersek yanlış olmaz sanırım.

Asya ülkeleri, beslenmede gelenekselleşmiş tüketim kültürü nedeniyle ekmek, makarna ve bisküvi gibi temel unlu mamullerde önemli tüketim oranlarına sahiptir. Dolayısıyla bu ürünleri ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan teknolojileri üreten yatırımcılar için Asya ülkeleri önemli birer potansiyel pazar olarak kabul edilmektedir. Ancak yatırımcıların bu potansiyel pazarları doğru ve iyi değerlendirebilmeleri de, bu toplumların tüketim alışkanlıklarını ve kültürlerini iyi analiz etmesine ve bunlara uygun çözümler üretmesine bağlıdır.

Orta Asya ülkelerinde buğday ve mamullerinden yapılan yiyecekler tüketim alışkanlıklarında önemli bir yere sahiptir ve bu toplulukların damak zevki genellikle bir birine büyük benzerlik göstermektedir. Hamur ve etin ağırlıklı olduğu Orta Asya ülkelerinde, mantı (buhar mantısı), pilav (Özbek pilavı), börek (Tatar böreği) olarak bilinen geleneksel yemekler yaygın olarak tüketilmektedir. Noodle, Asya’nın hamburgeri denebilir. Fast food anlayışını, Asya ülkelerinde geniş tabaklarda çeşit çeşit sosla yenebilen noodle’lar oluşturuyor. Noodle çeşitlerinin Çin’de binlerce yıldır tüketildiğine dair kanıtlar var.

Şu anda, makarna sektörüne yönelik talep, özellikle genç nüfusun yanı sıra, yiyecek servis restoranlarındaki genişleme nedeniyle Hindistan’da büyük bir popülerlik kazanıyor. “Hint Makarna Pazarı: Sanayi Eğilimleri, Payı, Büyüme, Fırsat ve Tahmin 2018-2023” raporuna göre, Hindistan’daki makarna pazarı, 2010-2017 döneminde ortalama % 17,1’lik bir büyüme sergileyen 2017 yılında 286,6 milyon ABD doları satış değerine ulaştı.

Hindistan’da, artan kentleşme, yaşam tarzlarının değiştirmeye başlaması ve hazır ürünlerin tüketimine yönelik artan talep makarna pazarının büyümesini hızlandıran başlıca faktörler olarak öne çıkıyor. Ülkede tip bazında piyasa kuru makarna, hazır makarna ve taze makarna olarak bölümlere ayrılmıştır. Hint makarna pazarında, kuru makarna ürünleri pazar payının büyük bölümünü elinde tutuyor.

Öte yandan küresel makarna ve erişte pazarı 2017 yılında 62,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Pazarın 2026 yılına kadar her yıl ortalama % 7,68 büyüyerek 121.63 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Makarna ve erişteler uzun zamandır Çin ve Japonya gibi ülkelerde diyetin önemli bir parçası olmuştur.

Kontrol edilemeyen bir yangına kapılmışçasına hippi kültürü, Asya’daki ekmek fırınlarının ve kafelerin sayısını arttırdı ve bu değişim tüketicilerin unlu mamuller seçimlerine etki yaptı. Asya-Pasifik bölgesinde artan farkındalık ve batı tipi fırınların tercihi yüzünden 2008-13 arasında hamur işlerinin hacim artışına etkisi yüzde 76 olurken 2015 yılında kafelerin artışı yüzde 3 olarak 2,2 milyar Singapr dolara (1.61 milyar ABD doları) çıktı.

Şehirleşme ve harcanabilir gelirin artması yüzünden tüketiciler artık unlu mamul ürünlerinin keyfini sürerken bunlara da daha fazla para ödemeye isteklilerdir. Asya Pasifik’teki Bread Talk ve Four Leaves gibi zanaat perakendecilerinin güçlü mevcudiyeti, tüketicilerin geleneksel unlu mamullere kolayca ulaşabilmelerini sağlıyor. Yeni butik pastaların genişlemesi, zanaat perakendecilerinin daha iyi bir performans göstermesine katkıda bulundu.

Tüketici modellerine yeni bulunan çok yönlülük ile tüketiciler, kendi sosyal medya hesaplarını güzelleştirmek için “Instagram’da paylaşılabilir” tatlıların peşine düştü. Çoğu tüketici, zanaat perakendecilerinin daha kaliteli ürünler sunduğunu düşünüp yeni tatlar ile yeniliklere devam ediyor. Perakendeciler, benzersiz tatlılar ile bu fikirlere hitap ederken bileşen madde üreticileri, zanaat perakendeci takipçilerine özel ürünler yaratarak bu eğilimden faydalandı.

ÖZELLEŞTİRME YETENEĞİ
Diğer kurumlar arasında şiddetli rekabetle yüzleşme ihtiyacıyla özelleştirilebilir ham maddeye olan talep arttı; bu sayede perakendeciler sahiplenebilecekleri benzersiz lezzetler/pastalar yaratabileceklerdi. Şüphesiz ki, çikolata üreticileri bu eğilime katılıp formülasyonlarını tüketicilerin taleplerine göre uyarlamak zorundadır.

Bu talepler, doğru içerikler, doğru yoğunluk ve istenen tadın yaratılması için doğru aromaya sahip olabilir. Tüketici endüstrisinde şu anda büyük bir şey olan kişiselleştirme tüketiciler için aralarında tek köken, ilave şeker ya da soya ikamesi gibi kişiselleştirmeler de dâhil olmak üzere mümkün olmalıdır.

SAĞLIKLI OLMAK
Sağlık, gıdada büyük bir eğilimdir. Obezitenin ve diyabetin küresel maliyetinin artması, tüketicilerin alışkanlıklarını sorgulamasına neden oldu. Tıbbi araştırmacılar aşırı şeker tüketimini diyabete, kalp rahatsızlığına ve hipertansiyona bağladı.

Küresel olarak diyabetli insan sayısı 1980 yılında 108 milyon olmasına rağmen bu rakam 2014 yılında tahminen 422 milyona çıktı. Diyabet noktasındaki yüksek tüketici hassasiyeti ile Asya-Pasifik bölgesindeki diyabetik fırın perakende sayısını arttırdı.
Bileşen malzeme üreticilerinin, genel sağlık bilincinin artışına hitap etmek için sürekli olarak yenilikçi ve sağlıklı varyantlar üretmesi bekleniyor; bu yüzden üreticiler formülasyonları değiştirerek az veya sıfır şeker, şeker otu veya sukraloz gibi şeker alternatiflerine veya tatlı lif gibi diğer içeriklere yöneldi. Bu bileşenler sonuçta orijinal ürün tadından taviz vermezken sağlıklı ve diyabet dostu unlu mamullere katkıda bulunuyordu.

KÜÇÜK, ANAHTAR ROLDE
Esnaf fırınları ve butik pastaneler işlerinin büyüklüğü ve bileşenlerin tazeliğini korumaya devam etmesini sağlamak için küçük paket tercihleri nedeniyle bileşenleri küçük miktarlarda almaya eğilimlidir. Bileşen malzeme üreticileri, ürünlerin uygun bir şekilde ve var olan eğilimlere uygun olarak paketlendiğinden emin olmak zorundadır. Fakat bu üreticilerin büyük bir kısmının makineleri, tek bir paketleme formatına sahip olmasından dolayı rekabette kaybetmelerine yol açmaktadır.

Doğru boyutun önemi, kazanmada anahtar roldedir. Mesela gıda sanayisine hizmet veren Aalst Çikolatanın markalarından biriyle şirketler daha küçük paketleme üretim hatlarına yoğun bir yatırım yaptı ve tekil paketlemede kullanılacak en iyi malzemeyi belirlemek için tedarikçileri ile çalışarak tazeliğini korudular.

Bu adım küçük ama “tazeliği garanti” paketleme seçenekleri yaratmalarına imkân sağlayarak perakendecilerin pazarı tatmin etmesine yol açtı. Perakendeciler, büyük bir minimum miktar sipariş etme baskısı altına girmeden porsiyon kontrolü rahatlığına kavuştu.

EN İYİSİ İÇİN KALİTE VE GIDA GÜVENLİĞİ
Pastacılık sektöründe rekabet arttıkça herkes tat ve görünüş açısından farklılaşmaya çalışırken katma değerin ve kalitenin göreceli önemine inanmaktadır. Rakipler sürekli olarak pazarın önüne geçmeye çalışırken ürün yelpazesini sürekli olarak geliştirmeye çalışıyor.

En iyi pastayı ve tatlıyı yaratmakta bileşenler anahtar roldedir. Doğru tedarikçiyi seçip bir araya gelmek (dünyanın diğer yanında yaşıyor bile olsalar) çok büyük bir fark yaratabilir ve gıda güvenliği yine de öncelik olmalıdır. Aalst Çikolata Alım Müdürü Esther Lim, “Bazı tedarikçilerimizin Asya’da aracıları veya distribütörleri var. Ancak bizim için en iyisi, ana merkeze gidip bileşen yelpazesine bakıp tatmaktır. Ayrıca tesislerinin sertifikalı olup olmadığını da kontrol ederiz. Bizim için gıda güvenliği en büyük endişe kaynağıdır,” dedi.

Şirketin kurucusu ve başkanı Richard Lee, “Hem mevcut hem de gelecekteki talepleri karşılamak için sorumlu davranmak mecburidir,” vurgusunda bulundu. Anahtar önemdeki kakao yetiştirme bölgelerinde geniş bir tedarikçi ağıyla, şirket öngörülemeyen sorunlarda bile güvenilir bir tedarik zinciri sağlayabilir.

GELECEĞE BAKMAK
Pasta sektörünün yakın gelecekte özellikle de Asya’da yavaşlayacak gibi durmuyor. Uluslararası Euromonitor’in araştırmasına göre, Asya’daki pasta ürünlerinin satışının, bölgesel ekonomik büyüme ve buna eşlik eden satın alma gücündeki artış nedeniyle iki katına çıkması muhtemeldir.

Daha fazla gelişmekte olan pazarların ekonomik olarak büyümesi ve orta sınıf tüketici sayısının yükselişe geçmesiyle birlikte, bazı yerlerde hala lüks gıda olarak görülen pastacılık ürünleri büyük talep görecektir. Ancak tüketicilerin sağlığın önemi noktasında daha eğitimli ve farkında olması ile bileşen malzeme ile pastacılık üreticileri pazarda rekabetçi kalmak adına daha sağlıklı ve doğal bileşenler kullanma trendine önemsemek durumundadır.

Kontrol edin

tüketim araştırması

AFRİKA’DA MAKARNA, BİSKÜVİ VE FIRINCILIK ÜRÜNLERİ

“Zengin ve verimli topraklara sahip Afrika kıtasının kendisini besleyemiyor olması çok acı. Dünyanın ekilmemiş topraklarının …