Türkiye’de ekmek üreten Suriyeliler kendi aralarında bile haksız rekabete yol açıyor

Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu Genel Başkanı Murat Kavuncu:
“Öncelikle Suriye ekmeğinin tarifinin yapılması gerekiyor. Suriye ekmeği ticaret ve sanayi odalarının tarife fiyatlarının içine girmeli. Suriye lavaş ekmeğinin tarife fiyatı belirlendiği zaman maliyet hesaplaması olur. Maliyet hesaplandığı zamanda ekmeğin bir taban fiyatı ortaya çıkar. Böylece ortaya haksız rekabet çıkmaz ve piyasadaki dengesizlik ortadan kalkmış olur. Ekmeğin maliyeti ve piyasası belli olmuş olur. Hem de gerekli hukuki yaptırımlar içinde fırınların hepsi denetim ağına girmiş olur.”IMG-20180221-WA0001

Ürettikleri ürünlerle Türkiye’de mültecilerle birlikte 80 milyonu aşkın nüfusu doyuran fırıncı esnafı büyük sıkıntılar yaşıyor. Sektördeki en büyük sorunların başında haksız rekabet geliyor. Ruhsatsız çalışma da sektörün bir diğer kanayan yarası. Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu Genel Başkanı Murat Kavuncu, ülke genelindeki 12 binin üzerinde ruhsatsız fırınla mücadelelerinin sürdüğünü kaydetti. Kavuncu, belediyelerin işlettiği Halk Ekmek Fabrikalarını, sektörün devletin vatandaşıyla rekabeti olarak gördüklerini söyledi. BBM Dergisi’nin sorularını cevaplayan Başkan Kavuncu, sektörün en büyük sıkıntısın ise hammaddeye gelen zamlara rağmen ekmek fiyatlarının düşük kalması olarak gösterdi. Son yıllarda Türkiye’de sayıları hızla artan Suriyeli ekmek üreticilerinin de piyasada haksız rekabete yol açtığını ifade eden Kavuncu, yaptıkları çalışmalar neticesinde kısmen de olsa Suriyeli ekmek üreticilerini kontrol altına almaya başladıklarını kaydetti.

 Sayın Kavuncu, Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak sektörün gelişimi açısından ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak Türkiye’deki bütün fırıncıları, unlu mamul üreticileri ve ekmek üreticilerini bir çatı altında topladık. İl başkanlıklarımız ve şube başkanlarımız nezdinde Türkiye’deki fırıncılarımızın kalite çıtasını artırmak için Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Tarımsal Teşkilatı’nın çalışmaları ile Avrupa ve Asya’daki tarımsal faaliyetleri fırıncılarımız adına takip ediyoruz. Fırıncılarımız, Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak yaptığımız çalışmalar neticesinde şu anda dünya standartlarında teknoloji kullanıyor. Kullandığımız teknolojiyle Avrupa’da Almanya ile yarışır hale geldik.

 Sektörün içinde bulunduğu durum ve sorunları hakkında bize biraz bilgi verir misiniz?
Bütün çabalarımıza rağmen sektörümüzde çok büyük sıkıntılar var. Sektörümüz çok geniş kapsamlı ele alınacak bir yapıda aslında. Özellikle eğitim, kültür, ustalık, ara eleman, ekmek üretimi, fırın ruhsatı, haksız rekabet, hijyen ve sağlık koşulları, valilik, belediyeler ve yerel yönetimlerle ilişkiler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı açısından çok geniş kapsamlı ele alınması gerekir.

Neden diyeceksiniz? İlk önce fırıncının çok büyük bir sorumluluğu var. Çünkü insanların birinci dereceden gıda maddesi olan ekmeğin üretimini yapıyorlar. Ekmek üretimi bizim açımızdan kutsal olduğu gibi manevi bir yönü de var. Sağlık açısından ekmeğin üretim sahaları ve depolarının hijyen, kalite ve teknoloji açısından çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Özellikle son dönemde mazota, benzine, gaza, elektriğe ve hammaddeye gelen zamlar sektörü olumsuz etkiliyor. Fırıncı esnafı kira, işçi maliyetleri ve ara eleman sorunu gibi büyük sıkıntılarla adeta boğuşuyor. Ayrıca bütün bu sorunlara birde fırıncıların kendi aralarındaki haksız rekabeti eklenince sektörün durumu adeta içler acısı bir hal alıyor. Bugün birçok esnaf fırınını çalıştırıyor ama para kazanamıyor. Arz-talep meselesinden dolayı da çok büyük sıkıntılar mevcut. Bu sebeple maliyet altı satışları engellememiz lazım. Maliyet altı satışlar engellenirse hem tarım sektörü hem de fırıncılık sektörü canlanır.

 SATIŞLAR MALİYETİN ALTINA DÜŞÜNCE EKMEK 200 GRAMA İNDİ

Özellikle İstanbul Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki yüksek kiralardan ve üretim maliyet artışlarından dolayı birçok fırıncı esnafının sıkıntı çektiğini söylediniz. Ekmek fiyatları ise neredeyse yerinde sayıyor en küçük fiyat artışında adeta kıyamet kopar alıyor. Sektörün para kazanamama sorununa karşı ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Sektörde haksız rekabet var. Piyasadaki dengeler bozuk. Zaten soruyu sorarken cevabı da vermiş gibi oldunuz. Büyükşehirlerdeki kiralar ve diğer maliyetler çok yüksek. Bu yüzden fırıncının sattığı ekmekten para kazanabilmesi için 250 gramlık ekmeğin en az 2 lira olması gerekir. Fakat yılbaşından itibaren ekmeğin gramajında küçülme yapıldı. Ekmek 250 gramdan 200 grama düşürüldü. 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle alınmış olan bu kararla Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu’nun 2013 yılından bugüne yapmış olduğu haksız rekabetle ilgili çalışmalarla sağlanan birlik bozulmuş oldu. Ekmeğin 200 grama düşmesi ile piyasada büyük sıkıntılara yol açmış durumda. Ekmeğin 200 grama düşmesinin sebebi maliyetlerin altında gerçekleşen satışlar oldu. Hammaddeye gelen zamlar, kira ve işçi giderlerindeki artışlar ile 250 gram ekmeğin maliyeti 95 kuruşa çıkıyordu. Ekmek 200 grama çekilerek maliyeti 95 kuruştan 75 kuruşa indirildi.

Halk Ekmek fırınlarının sayısının artması ve üretim hacimlerinin her geçen gün büyümesini nasıl yorumluyorsunuz?

Öncelikle insanın aklına şu geliyor; Belediye ve belediye başkanlarının kendi esnafıyla kendi vatandaşıyla rekabet yapmaması gerekir. Belediyeler; şehrin yapılanmasından şehrin temizliğinden ve şehrin alt yapılarından sorumludur. Ticaret yapmakla mükellef değildir. Bir belediyenin halk ekmek fabrikası açarak oradaki fırıncı esnafı ile rekabet yapması doğru değildir. Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak biz halk ekmek fabrikalarına karşıyız. Neden karşıyız? Bir halk ekmek fırını 200 bin 300 bin ekmek üretiyor. 75 kuruşa ekmek satıyor ve kendi bölgesindeki fırıncı esnafının ticareti ile oynamış oluyor. Aynı zamanda Kendisi de para kazanamamış oluyor.

Belediyelerin halk ekmek fabrikaları açmalarındaki amaç dar gelirli vatandaşına ve yoksullara yardım yapmaksa eğer Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak zaten biz askıda ekmek modeli getirdik. Yoksul vatandaşlarımızın tespitini yaparak bu kartları dağıttık. Bütün belediye başkanlarımıza sesleniyorum; Bölgeniz ve mahallelerinizde ne kadar yoksul vatandaşımız varsa tespitini yaparak, o bölgedeki fırınlarımızdan askıda ekmek kartı almalarını sağlayanı. Böylece dar gelirli vatandaşlarımız askıda ekmek kampanyamızdan faydalanabilir.

SURİYELİLER ÜRETİCİLER HAKSIZ REKABETE YOL AÇIYOR

Murat Bey bir de Suriyeli işletmeler var. Suriye lavaşının özellikle Güneydoğu illeri ve bazı Akdeniz illerinde yaygın olarak üretilmesi sektörü nasıl etkiliyor?

Suriyeliler Türkiye’ye geldikleri günden itibaren fırıncılık sektörüne girdiler. Suriye lavaşı ekmeği adı altında bir çeşit lavaş ekmeği üretiliyor. Biz şu anda bu ekmeği Suriye lavaşı adıyla anıyoruz. Fakat onlara sorduğumuzda bunun adı yolcu ekmeği olarak biliniyor. Bunun Türkiye’deki ekmek tarifesinde Suriye ekmeği veya yolcu ekmeği adı altında herhangi bir fiyat tarifesi mevcut değil. Ancak şu anda Türkiye’de 9 milyona yakın Suriye ekmeği üretiliyor. Üretim o kadar arttı ki Türkiye’de Suriyeliler kendi aralarında haksız rekabet yapacak seviyeye ulaştılar. Bu konuda bize çok sayıda şikayet geliyor. Bu yüzden Mardin, Gaziantep, İstanbul ve Yalova gibi illerimizde Suriye ekmek üreticileri birlikleri kurduk. Bu birlikleri Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu çatısı altında bir araya getirdik. Bu birlikleri kurumsallaştırarak ve kendi bünyemize dahil ederek kamu kurum ve kuruluşlar ile sorunlarını çözmesine yardımcı oluyoruz.

Biz 5 yıla yakın süredir Suriye ekmeği ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Suriyeli firmalar Gaziantep, Nizip, Hatay, Mersin, Adana, Ankara, İstanbul, Kocaeli ve Urfa olmak başta olmak üzere birçok Organize Sanayi Bölgelerinde büyük fabrikalar açmaya başladılar. Bunların üretim izinleri yok. Ama Ticaret ve Sanayi Odalarından şirket unvanı ile kurulduğu için kayıtları mevcut. Biz bunlara mevzuatı anlatmakta zorlanıyoruz. Bununla ilgili geçtiğimiz günlerde Gaziantep ve Kilis’te güzel bir çalışma yaptık. Kilis valimiz, Belediye Başkanımız ve zabıta ekiplerimizin katılımıyla bu şirketlerde denetim yaptık. Bu konuda çalışmalarımız devam edecek.

 Suriye ekmeği üretimi konusunda hükümetten ne gibi beklentileriniz var?

Öncelikle Suriye ekmeğinin tarifinin yapılması gerekiyor. Suriye ekmeği ticaret ve sanayi odalarının tarife fiyatlarının içine girmeli. Ancak Suriye lavaş ekmeğinin tarife fiyatı belirlendiği zaman, yani bizim çavdar ve tam buğday ekmeğimiz gibi tarifesine aldığı zaman maliyet hesaplaması olur. Maliyet hesaplandığı zamanda ekmeğin bir taban fiyatı ortaya çıkar. Böylece ortaya haksız rekabet çıkmaz ve piyasadaki dengesizlik ortadan kalkmış olur. Ekmeğin maliyeti ve piyasası belli olmuş olur. Hem de gerekli hukuki yaptırımlar içinde fırınların hepsi denetim ağına girmiş olur.

 Ekmek israfı ile ilgili çalışmalarınız hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Yaklaşık 7 yıldır ekmek israfı ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Ekmek israfı ile ilgili çalışmaları en iyi şekilde sürdürüyoruz. İsrafının boyutları Türkiye’de çok büyüktü. 120 milyona yakın ekmek üretimi var. Bunun 12 milyonu israf oluyordu. Bir buçuk milyon TL gibi büyük bir rakam çöpe gidiyordu. Bununla ilgili gerekli AR-GE çalışmalarımızı hesaplarımızı yaptık ve harekete geçtik. Hala çalışmalarımız sürüyor ve sürdürmeye de devam edeceğiz. Ekmek israfının önüne geçeceğiz. Ülkemizin sermayesini ve milli değerlerini çöpe atmayacağız. Bu sermayeyi devletimizin kasasına geri kazandırmak için aralıksız çalışıyoruz.

Ramazan ayı için fırıncı esnafına ne gibi tavsiyeniz olur?

Ramazan ayının ülkemize, milletimize tüm Türk İslam alemine hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Başta ülkemize, milletimize, fırıncı sektörüne ve gıda sektörüne hayırlı işler getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayı, fırıncı esnafımızın geleneksel olarak 1 yıl boyunca hazırlandığı bir ay. Bizler de millet olarak Ramazan pidelerini seven bekleyen bir milletiz. Ramazan ayında pide fiyatları hemen hemen geçen yıl ile aynı. Tekli pide olsun çiftli pidelerimiz olsun çok büyük bir fiyat artışı olmayacak. 4 yıldır pide fiyatlarında herhangi bir artış yapmadık ekmek gibi yine aynı fiyatlarla iftar sofralarımıza sıcak pidelerimiz ulaşacak. Pide üretimi için her türlü talimatları fırıncı esnafımıza ulaştırdık fırıncılarımızda çalışmalarını ve hazırlıkları buna göre yaptılar.

 

Kontrol edin

Screenshot_5

Türkiye ve Ortadoğu bizim için istikrarlı ve öncelikli pazarlar

“FRITSCH Fırın Sistemleri’nin anahtar teslim tesis inşaa piyasasındaki deneyimi 25 yılı aştı. Bu süreçte dünyanın …