Unun gücü: Beslenme yetersizliğinin temel gıda maddelerinin zenginleştirilmesiyle önlenmesi

“Un zenginleştirme teknolojisindeki gelişmeler günümüzde dünya genelindeki gıda üreticileri ve değirmenciler için gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde beslenme biçimlerini ve gıda maddelerinin beş duyuya hitap eden özelliklerini etkilemeden yetersiz beslenme ile mücadelenin hiç olmadığı kadar kolay olduğu anlamına geliyor. Temel gıda maddelerinin zenginleştirilmesi yoluyla nüfusun beslenme durumunu geliştirmek, dünya ekonomisinin büyümesini ve gelişimini destekleyecek devasa sosyal yatırım getirileri için imkân sağlayabilir.”

Sarah LOUIS

Sarah LOUIS – DSM, Segment Pazar Yöneticisi

Yetersiz vitamin ve mineral alımı, dünya genelinde ‘gizli açlığın’ artmasına yol açıyor. Bu olgu, beslenmede önemli rol oynayan temel mikro besin maddelerinin gerekli derecede alınamamasından dolayı yetersiz beslenmeye sebep oluyor. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde görülebilen gizli açlık, kalori bakımından zengin, ancak besin ögesi bakımından yetersiz gıdalardaki artış nedeniyle de giderek yaygınlaşıyor.

Günümüzde, hükümetler, donörler ve sivil toplum örgütleriyle çalışan gıda üreticileri ve değirmenciler temel mikro besin kaynakları ile unun zenginleştirilmesi yoluyla bu açıkları büyük ölçüde giderme fırsatına sahip. Un gibi temel gıda maddelerinin mikro besinlerle zenginleştirilmesinin iş verimliliğinin artmasında ve ülke ekonomisinin büyümesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir [1]. En önemlisi de dünya çapında milyonlarca insanın daha sağlıklı olması ve daha iyi gelişmesini sağlayarak gizli açlığı ortadan kaldırma potansiyeli olmasıdır.

Temel besin maddelerinin zenginleştirilmesi nedir?
Zenginleştirme, önemli mikro besin maddelerini, un ve pirinç gibi temel gıda maddelerine eklemenin en basit, güvenli ve düşük maliyetli yollarından biridir. Bu işlem, öğütme sırasında kaybolan veya insanlarda yetersiz bulunan önemli vitamin ve minerallerin eklenmesini kapsar. Bu uygulama, kamu sağlığına olan faydasından ötürü dünyada artık daha fazla tercih edilmektedir. Birçok ülkede, temel gıda maddelerinin zenginleştirilmesi şu anda zorunlu hale gelmiştir. Bu akım, 1970’li yıllarda ivme kazanmış ve her geçen gün daha fazla ülkenin beslenme stratejilerinde yer alarak 2000’li yılların başında yaygınlaşmıştır.

Bu durum, özellikle Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Nutrition International (NI) gibi sivil toplum kuruluşları da dâhil olmak üzere, halkın kamu kesiminin desteğinden yararlandığı Ortadoğu ve Afrika gibi bölgelerde geçerlidir [2]. Aslında, şu an dünya çapında mısır veya buğday gibi endüstriyel anlamda öğütülmüş tahıllardan en az birini zenginleştirmenin zorunlu olduğu 87 ülke var. Bu ülkelerin 86’sı, buğday ununu tek başına veya diğer tahıllarla kombinasyon hâlinde zenginleştirmenin, dünyada yetersiz beslenmenin önüne geçilmesi için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyor [3].

Unun zenginleştirilmesi: Hafife alınmayacak güç
Un – temel olarak buğday ve mısır unu, ayrıca bölgesel mahsullere bağlı olarak yerel varyasyonları – en yaygın olarak dağıtılan ve tüketilen temel gıda maddelerinden biridir. İşin aslı, yılda 600 milyon tondan fazla buğday ve mısır unu öğütülmekte ve dünya genelinde erişte, ekmek, makarna ve diğer unlu mamüller şeklinde tüketilmektedir [4]. Buğday ve mısır unu, birçok mikro besin maddeleri ile kolay bir şekilde zenginleştirilmekte, bu da un ürünlerinin küresel kamu sağlığını geliştirmede büyük bir potansiyele sahip olduğu anlamına gelmektedir [5].

Mikro besin öğeleri tek başına veya premiks olarak una eklenebilir. Ancak eklenen bu besin maddelerinin ürün içerisinde tamamen dağılması için unun iyi derecede karıştırılması önemlidir. Bu, ayarlanabilir besleme hattı kullanılarak besin maddelerinin unun konveyör kayışı boyunca akışına uygun bir oranda eklenmesiyle gerçekleştirilir. Aynı zamanda farklı un gruplarının birleştiği noktada da eklenebilir. Besin maddelerinin tahıldan ayrılmasını önlemek için, bu mikro besinlerin parçacık büyüklüğü ve ağırlığının un ile aynı veya yakın olması önemlidir.

Temel besin maddelerini güçlendirmenin kanıtlanmış başarısı, toplumun beslenme şekillerini değiştirmeden uygulanabilir olmasına dayandırılabilir. Bilinçli kullanım veya bireylere uygunluk gerektirmemesi – teknolojideki gelişmeler, un gibi ürünlerin görünüm, tat ve doku olarak duyusal özelliklerini etkilemeden zenginleştirilmesinin mümkün olduğu anlamına gelmektedir. Sonuç olarak, toplumlar her zamanki yeme alışkanlıklarına devam edebiliyor. Bu da hem tüketici davranışlarındaki zorlukların giderilmesine yardımcı oluyor hem de mevcut gıda ürünleri üzerinde fazla seçim özgürlüğünün bulunmadığı gelişmekte olan ülke veya bölgelerde çok önemli bir görevi yerine getiriyor.

Peki, un zenginleştirme gerçekten işe yarıyor mu? Ürdün, 2002 yılında buğday ununun zenginleştirilmesini zorunlu hâle getirdi. Program, ülkenin ulusal düzeyde mikro besin durumuna ilişkin ilk araştırmada düşük mikro besin alımının kamu sağlığı üzerinde büyük endişe yarattığının tespit edilmesiyle başlatıldı [6]. Un, ilk etapta demir ve folik asitle zenginleştiriliyordu, kısa zaman sonra ise çinko, niyasin, A, B ve D vitaminleri ile zenginleştirilmeye başlandı.

2010 yılında yürütülen devam araştırması, programın Ürdün’deki seyrinin büyük başarılara ulaştığını gösterdi. Örneğin, çocuklarda demir eksikliğinin %13 oranında azaldığı tespit edildi. Buğday unu ürünleri şu an ülke genelinde yaygın olarak birçok önemli vitamin ve mineral ile zenginleştirilmektedir [7]. Gösterilen çabaların devamlılığı, zenginleştirme girişimlerini desteklemek ve kapsamını genişletmek ve bölgedeki kamu sağlığını artırmak açısından oldukça önemli.

harita-sarah

GELECEK NESİLLERİN SAĞLIĞINI KORUMA ALTINA ALMAK İÇİN UZMANLARLA ÇALIŞMAK
Zenginleştirme teknolojisindeki gelişmeler sayesinde günümüzde dünya çapındaki gıda üreticileri ve değirmenciler, beslenme alışkanlıklarını veya gıdaların duyusal özelliklerini etkilemeden gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde var olan yetersiz beslenmeyle hiç olmadığı kadar kolay mücadele edebilmektedirler. Nüfusun beslenme durumunun temel besin maddelerini zenginleştirme yoluyla iyileştirilmesi, sivil toplum kuruluşlarının ve organizasyonların hem özel sektörde, hem de kamu sektöründe yaptığı çalışmaların yanında, dünyanın ekonomik büyüme ve gelişimini desteklemek için büyük bir sosyal yatırım getirisi saglamaktadır. Ayrıca, zihinsel ve fiziksel anlamda gelişememe gibi yetersiz beslenmeyle ortaya çıkan problemleri gidermede ve verimlilik ve kamu sağlığını iyileştirmede büyük bir rol oynamaktadır.

Dünya nüfusunun beslenme durumunun iyileşmesi için yapılan gıda zenginleştirme girişimlerinde başarı elde edebilmek, hükümetlerin ve dünya genelindeki gıda endüstrisinin işbirliği içinde olmasını gerektirir. Zorunlu zenginleştirme uygulamasının uygun şekilde izlenmesi ve yürütülmesi önem taşımaktadır. Aynı zamanda, zenginleştirme, gıda üreticileri ve değirmencilere ürünlerine değer katma ve pazarda rekabet avantajı elde etme fırsatı sağlamaktadır. Dünyanın önde gelen mikro besin maddeleri üreticilerinden DSM, temel besin maddesi zenginleştirme oluşumunda öncü bir endüstri ortağı olmuş ve şu anda Nutrition Improvement Program (Beslenme Geliştirme Programı) ile bu alanda lider bir konumdadır. Un zenginleştirmede bir uzman olarak DSM’nin bilgi birikimi ve tecrübesi, mikro besin maddelerinin spesifik regülasyon gereksinimlerini ve kalite standartlarını karşılayacak şekilde en dogru konsantrasyonunu, dağılımını ve stabilitesini garantilemektedir.

Temel besin maddesi zenginleştirme yoluyla ulusal düzeyde beslenme yetersizliği sorunları ile mücadele etme hakkında daha fazla bilgi almak için DSM’nin konu hakkındaki makalesini indirebilirsiniz: https://www.dsm.com/markets/foodandbeverages/en_US/markets-home/market-staple-food-fortification.html

Kaynak:
1- UNICEF, Undernutrition contributes to nearly half of all deaths in children under 5 and is widespread in Asia and Africa, [internet sitesi], 2017 https://data.unicef.org/topic/nutrition/malnutrition/
2- WHO/FFI, Joint WHO/Flour Fortification Initiative Harmonization workshop for wheat and maize flour fortification, [internet sitesi], 2012 http://applications.emro.who.int/ docs/IC_Meet_Rep_2012_EN_14767.pdf
3- Food Fortification Initiative, Middle East, [internet sitesi], 2016 http://ffinetwork.org/regional_activity/middle_east.php.
4- WHO, FAO, UNICEF, GAIN, MI, & FFI. Recommendations on wheat and maize flour fortification. Meeting Report: Interim Consensus Statement. Cenevre, Dünya Sağlık Örgütü, 2009 [internet sitesi] http://www.who.int/nutrition/publications/ micronutrients/wheat_maize_fort.pdf.
5- Food Fortification Initiative, Global Progress, [internet sitesi], 2017 http://ffinetwork.org/global_progress/index.php.
6- (a.g.e.)
7- Jordan Ministry of Health, ‘National Micronutrients Survey, Ürün 2010’, [internet sitesi] http://www.gainhealth.org/wpcontent/uploads/2014/05/56.-Jordan-Micronutrient-SurveyReport.pdf

Kontrol edin

kapak-dosyasi-25

Fırıncılık, Makarna ve Bisküvi Tesislerinde Hammadde ve Katkı Maddeleri

Günümüz işlenmiş gıda sektörünün kaçınılmaz bir parçası olan un, fırın tezgahlarını süsleyen ekmek çeşitleri, market …